TARIFNAME ANTIINFLAMATUVAR BILESIKLER OLARAK AROMATIK HETEROSIKLIK BILESIKLER Bulus sahasi Bulus, p38 mitojenle aktive edilen protein kinaz enzimlerinin familyasinin (burada p38 MAP kinaz inhibitörleri olarak anilacaktir), örnegin alfa ve gama kinaz alt-tipleri ve tirozin kinaz Src familyasinin bir inhibitörü olan bir bilesik ile ilgilidir ve özellikle inflamatuvar hastaliklarin, özellikle astim ve COPD gibi akcigerin inflamatuvar hastaliklarinin yaninda ülseratif kolit, Irritabl Bagirsak Hastaligi (IBD) ve Crohn hastaligi gibi gastrointestinal sistemlerin ve üveit gibi göz hastaliklarinin tedavisinde farmasötik kombinasyonlar dahil olmak üzere terapide kullanimi ile ilgilidir. Bulusun alt yapisi Insanda doku ekspresyonunun farkli desenlerini gösteren dört p38 MAPK izoformu (sirasiyla alfa, beta, gama ve delta) tanimlanmistir. P38 MAPK alfa ve beta izoformlari, vücutta ayni zamanda her bölgede bulunur, birçok farkli hücre tipinde mevcuttur. Alfa izoformu, inflamasyondaki rolü açisindan iyi karakterize edilir. Farelerde kimyasal bir genetik yaklasim kullanan çalismalarin, p38 MAPK beta izoformunun inflamasyonda bir rol oynamadiklarini belirtmesine karsin (O'Keefe, S.J. et al., J. Bio!. Chem., 2007, 7). Bu izoformlar, daha önce tanimlanan küçük moleküler agirlikli bilesiklerin bir dizisi tarafindan inhibe edilir. Bilesiklerin çoklu hedef disi etkileriyle sonuçlanan bu izoformlarin genis doku dagilimindan dolayi, erken inhibitör siniflari oldukça toksik olmustur. Ayrica, klinik çalismalarda kabul edilemez güvenlik profillerinden dolayi, önemli sayidaki bir dizi inhibitörün gelistirilmesine son verilmistir (Pettus, L.H. and kemotipe bagli olarak degismesinden ve bilesiklerin farkli kinaz seçicilik modelleri olmasindan dolayi, gözlenen toksisiteler, p38 mekanizmasina dayali olmasinin yerine yapi ile ilgili olabilir. Daha yakin zamanlarda, p380i/ß MAPK için daha büyük potens ve özgüllüge sahip olan bilesikler gelistirilmistir; bununla birlikte, romatoid artrit (SCIO-469, 72) dahil olmak üzere kronik inflamatuvar hastaliklarin tedavisinde elde edilen etkinlik seviyeleri hayal kirikligi yaratmistir. Ayrica, bir p38 MAPK inhibitörünün, dört haftalik bir tedavi süreci boyunca sürdürülmeyen bir haftalik tedaviden sonra IBD hastalarina yönelik fayda sagladiginin dikkate alinmasi önemlidir (BIRB-796, Schreiber, S. et al., Bu çalismalardan elde edilen önemli bir sonuç, hedefe özgü bir kinaz inhibitörünün kullaniminin, karmasik inflamatuvar hastaliklarda terapötik fayda elde etmek ve sürdürmek üzere yeterli olamayacagidir, burada, çoklu immüno-inflamatuvar yolaklarin düzensizligi ve biyolojik adaptasyon, tek bir hedef mekanizmanin by-pass blokajini yapabilir, tepki kaybina neden olur. COPD, romatoid artrit ve IBD gibi kompleks inflamatuvar hastaliklarda, patolojiye bagli farkli immüno-inflamatuvar mekanizmalarin düzenlenmesine yönelik kritik olan bir dizi kinazlari hedefleyen Inhibitörler, etkinlik ve sürekli bir terapötik tepki elde etmek üzere daha büyük bir potansiyele sahip olacaktir. inflamatuvar yolaklarin düzenlenmesinde p38 MAPK-alfa'nin rolü, kapsamli olarak arastirilmistir ve iyi belirlenir. Alfa ve beta izoenzimlerinin aksine, spesifik doku ve hücrelerde eksprese edilen p38 MAPK gama ve delta izoformlari hakkinda daha az sey bilinir. P38 MAPK-delta izoformu pankreas, testis, akciger, ince bagirsak ve böbreklerde daha fazla eksprese edilir. Ayni zamanda, makrofajlarda bol miktarda bulunur ve nötrofiller, CD4+ T hücreleri ve endotelyal hücrelerde saptanabilir (Shmueli, kalpte oldugu kadar lenfosit ve makrofajlarda daha yüksek oranda eksprese edilmesine karsin p38 MAPK gama dagilimi hakkinda çok az sey bilinir (Shmueli, O. et al., delta kinazlarin immünolojik olarak önemli ve pro-inflamatuvar hücre tiplerinde eksprese edildigine dair kanitlar, p38 MAPK-alfa'ya göre bunlarin fonksiyonlarina olan ilgiyi arttirmistir. P38 MAPK gama ve p38 MAPK deltanin seçici küçük moleküllü inhibitörleri, daha önce açiklanan bir bilesik olan BIRB 796'nin pan-izoform inhibe edici aktiviteye sahip oldugunun bilinmesine karsin, farmakolojik olarak bu kinazlarin rollerini degerlendirmek üzere su anda mevcut degildir. P38 MAPK gama ve delta izoformlarinin inhibisyonu, bilesigin daha yüksek konsantrasyonlarinda, p38 MAPK alfa ve p38 beta'yi inhibe etmek üzere gerekli olanlardan daha fazladir (Kuma, Y., J. Bi'ol. yukari akis kinaz MKK6 veya MKK4 tarafindan fosforilasyonuna zarar vermistir. Kuma, inhibitörün MAPK proteinine baglanmasinin neden oldugu konformasyon degisiminin, fosforilasyon bölgesinin ve yukari akis aktivatörüne yönelik yerlestirme bölgesinin yapisini etkileyebildigini, böylece p38 MAPK'Iarin veya JNK'lerin fosforilasyonuna zarar verebilecegini tartismistir. p38 MAP kinazin, örnegin agir astimda ve COPD'de, insanin hastaliginda kronik, kalici inflamasyonun baslatilmasina ve sürdürülmesine yol açan birçok sinyalizasyon 1479). Günümüzde, p38 MAP kinazin bir dizi pro-inflamatuvar sitokin tarafindan aktive edildigini ve aktivasyonunun ek pro-inflamatuvar sitokinlerin rekrutmani ve salinmasiyla sonuçlandigini gösteren oldukça fazla sayida literatür bulunur. Örnegin Smith, p38 MAP kinaz inhibitörlerinin, insan PBMC'Ierinden TNFd salinimi üzerindeki inhibitör etkisini tanimlar. Bununla birlikte, bazi sitokinlerin (IL-8 ve GM-CSF), sigara içenler ve önceden sigara içenlerden izole edilen akciger dokusu makrofajlari tarafindan üretilmesi, p38o/[3 MAPK inhibitörlerine nispeten duyarsiz olmustur ve Smith, bu hücrelerde eksprese edilen p38 MAPK-deltanin bollugunun, bilesiklerin azalan etkilerini izoformlarinin makrofajlar tarafindan sitokin üretimini düzenleyen yolaklardaki rollerini arastirmak üzere p38 MAPK-gama ve p38 MAPK-delta geni nakavt farelerini kullanmislardir. Bu çalismalar, proinflamatuvar sitokin üretimi dahil olmak üzere, farelerde kinazlarin, dogustan gelen immün inflamatuvar tepkilere yönelik gerekli oldugunu ortaya koymustur. Daha yakin zamanlarda, Criado, G. vd. (Arthri'tis Rheum., immünolojik aktivasyon ile birlestirilen p38v/ö-I- farelerinde, normal kontrol farelerine kiyasla hastalik siddetini azalttigini göstermistir, p38 MAPK gama ve p38 MAPK deltasinin, inflamatuvar eklem patolojisinin önemli düzenleyicileri oldugunu belirtir. Bu bulgular p38 MAPK alfa, p38 MAPK gama ve p38 MAPK delta'ya ek olarak, COPD gibi dogustan gelen ve adaptif immün tepkileri içeren kompleks hastaliklarda potansiyel terapötik hedefler oldugunu gösterir. Ayni zamanda, kronik obstrüktif akciger hastaliginin (COPD) tedavisinde, p38 MAP kinaz inhibitörlerinin kullanimi arastirilmistir. P38 MAPK oi/ß'yi hedef alan küçük moleküllü inhibitörler, çesitli in vivo hayvan modellerinde oldugu gibi (Underwood, D.C. 544, 160-167), genel olarak kortikosteroid duyarsiz olan COPD hastalarindan elde edilen hücrelerde ve dokulardaki çesitli inflamasyon parametrelerinin azaltilmasinda lrusen ve meslektaslari ayrica, çekirdekte glukokortikoid reseptörünün (GR) baglanma afinitesini azaltarak p38 MAPK a/ß'nin kortikosteroid duyarsizligi i'le olasi baglanmasini inhibitörü ile klinik deney açiklanmistir (Lee, M.R. and Dominguez, C., Current Med. COPD, altta yatan inflamasyonun, inhale kortikosteroidlerin anti-inflamatuvar etkilerine büyük ölçüde dirençli oldugu bildirilen bir durumdur. Sonuç olarak, COPD tedavisine yönelik üstün bir strateji, dogal anti-inflamatuvar etkilere ve COPD hastalarinin akciger dokularinin, inhale kortikosteroidlere duyarliligini arttirma yetenegine sahip olan bir müdahale gelistirecektir. Mercado'nun yakin tarihli bir yayini (Mercado, N., et al., Mo!. karsi duyarliligi yeniden kazanma potansiyeline sahip oldugunu gösterir. Ayrica, P38 karisik p38 izoform inhibitörü BlRB-796'nin ve kortikosteroid deksametazonun, COPD alveolar makrofajlar üzerinde sinerjistik anti-inflamatuvar etkilere sahip oldugunu göstermislerdir. Sonuç olarak, COPD ve agir astim tedavisine yönelik daha az p38 alfa- spesifik MAP kinaz inhibitörünün kullaniminda hastalara yönelik bir yarar olabilir. Astim veya COPD tanisi olan birçok hasta, kontrolsüz semptomlardan ve hastanede yatisla sonuçlanabilecek tibbi durumun siddetlenmesinden muzdarip olmaya devam eder. Bu, inhale kortikosteroid ve uzun etkili bir ß-agonistin kombinasyon ürünlerini içeren en gelismis, su anda mevcut tedavi rejimlerinin kullanilmasina karsin ortaya çikar. Son on yilda biriken veriler, akcigerde hastaligin altinda yatan inflamatuvar bilesenini etkili bir sekilde yönetememenin, siddetlenmelerin ortaya çikmasinin en olasi nedeni oldugunu gösterir. Kortikosteroidlerin anti-inflamatuvar ajanlar olarak ve özellikle astim tedavisinde inhale kortikosteroidler olarak ortaya konan etkinligi göz önüne alindiginda, bu bulgular yogun bir arastirmayi tetiklemistir. Sonuçlanan çalismalar, bazi çevresel hasarlarin, hastalarin akcigerlerinde kortikosteroid duyarsiz olan inflamatuvar degisikliklere yol açtigini belirlemistir. Bir örnek, astim ve COPD ile iliskili morbiditenin artmasinda özellikle önemli olan viral-aracili üst solunum yolu enfeksiyonlarindan (URTI) kaynaklanan tepkidir. Epidemiyolojik arastirmalar, üst solunum yollarinin viral enfeksiyonlari ile kronik solunum yolu hastaliklari teshisi konmus hastalarin ugradigi siddetlenmelerin önemli bir yüzdesi arasinda güçlü bir iliski oldugunu ortaya koymustur. Bu konuda en çok ilgi uyandiran verilerden bazilari, astimdan muzdarip olan çocuklarin uzun vadeli çalismalarindan kaynaklanir (Papadopoulos, N.G. et al., Paediatr. Respir. Rev., 2004, (3), 255-260). Bir dizi ek çalisma, bir viral enfeksiyonun siddetlenmeleri hizlandirabilecegi ve hastalik siddetini arttirabilecegi sonucunu destekler. Örnegin, rinovirüsle yapilan deneysel klinik enfeksiyonlarin, kortikosteroidlerle tedaviye yanit vermeyen astim hastalarinda, histamine yönelik bronsiyal hiper-duyarliliga neden oldugu bildirilmistir (Grunberg, K., et al., Am. J. Respir. Crit. Care Med., 2001, 164(10), 1816-1822). Diger kanitlar, kistik fibrozis ve HRV enfeksiyonlari olan hastalarda hastalik siddetlenmeleri arasinda gözlemlenen iliskiden kaynaklanir (Wat, D. et al., J. olmak üzere solunum yolu viral enfeksiyonlarinin bulunmasi, pediatrik, akciger transplant alicilarinda, 12 aylik sagkalim oranini negatif yönde etkileyen bagimsiz bir TLR3, viral enfeksiyon sirasinda üretilen viral dsRNA'yi algilayan bir endozomal patojen patern tanima reseptörüdür. Insan bronsiyal epitelyal hücrelerinde (BEASZB) TLR3 yolagi, rinovirüs enfeksiyonuna (RV1B ve RV39) yanit olarak aktive edilir (Wang enfeksiyonu, yerlesmis deneysel astimi olan alerjik farelerde nötrofilik siddetlenmeyi modelinde, rinovirüs-enfekte edilmis TLR3 nakavt fareleri, TLR3 pozitif kontrollerle karsilastirildiginda, akcigerlere nötrofil ve makrofajlarin infiltrasyonunu düsürdügünü ve hava yolu inflamasyonunu önemli ölçüde azalttigini göstermistir. (Wang, Q. et al., PLoS Pathog., ?(5), e1002070). Bu gözlemler bir arada ele alindiginda, TLRB-yolaginin aktivasyonunun, rinovirüs-aracili solunum yolu enfeksiyonlarina yanit olarak hava yolu inflamasyonu ve solunum yolu hastaliklari siddetlenmelerinin gelisiminde önemli bir rol oynayabilecegini belirtir. Insan rinovirüs ile enfekte olmus hücrelerde TLR3'ün aktivasyonunun, çoklu asagi akis hücresel etkilere aracilik eden c-Src kinazin reseptör-alimini ve aktivasyonunu içerdigi gösterilmistir. Hücresel Src (Src1 veya p60-Src) veya Src familyasi kinazlarinin aktivasyonunu, virüslerle enfeksiyonu takiben spesifik tepkilere baglayan az sayida çalisma ortaya çikmistir. Bunlar, adenovirüsün, bir c-Src'ye bagli bir mekanizma araciligiyla Akt'nin bir PI3 kinaz aracili aktivasyonunu ortaya çikaran raporunu içerir. Syk kinaz aktivitesinin, HRV enfeksiyonunda bir yukari akis kinaz olarak c-Src Ayrica, Rhinovirüs-39'un epitelyal hücrelerde IL-8 üretiminin, Src kinaz aktivasyonuna olarak, Src kinaz aktivasyonunun, epitel hücreleri ve alt mukozal bezlerinde rinovirüs- 14 araciligiyla müsin üretiminin indüksiyonunda yer aldigi ileri sürülmüstür (Inoue, D. et Önceden, p59-HCK'yi inhibe eden bilesiklerin, influenza virüs replikasyonuna karsi inhibitörleri, ayrica, solunumsal sinsisyal virüsün replikasyonunun inhibitörleri olarak Yukarida özetlenen nedenlerden dolayi, c-Src ve p59-HCK kinazlarin inhibisyonunu p38 MAPK'Ierin inhibisyonu ile birlestiren kronik solunum hastaliklarini tedavi etmek üzere tasarlanan bilesiklerin, özellikle etkili olmasi beklenir. Pro-inflamatuvar yolaklarin aktivitesini kontrol eden hücre sinyalizasyon olaylarinda kilit rol oynamaya ek olarak, ayrica, kinaz enzimleri mevcut durumda, bir dizi hücresel fonksiyonun aktivitesini düzenlemek üzere taninir. Son zamanlarda tartisilanlar ve hücre bölünmesinin karmasik süreçlerinin koordinasyonu bulunur. Son bulgularin bir örnegi, "Olaharsky kinazlar" olarak adlandirilan bir dizi inhibitörün, in vitro olarak mikronükleus olusumu sikligi üzerindeki etkisini açiklayan bir yayindir (Olaharsky, A.J. süreçlerin bozulmasiyla iliskili veya bununla baglantilidir ve bu nedenle potansiyel toksisitenin istenmeyen bir klinik tablosudur. Glikojen sintaz kinaz 3d'nin (GSKSa) inhibisyonunun, mikronükleus olusumunu kolaylastiran bir kinaz inhibitörünün olasiligini arttiran özellikle önemli bir faktör oldugu bulunmustur. Ayrica son zamanlarda, kinaz GSKsß'nin RNAi ile inhibisyonunun mikronükleus olusumunu kolaylastirdigi bildirilmistir (Tighe, A. et al., BMC Cell Bio/ogy, 2007, 8:34). GSK30i gibi Olaharsky kinazlar ile ilaç etkilesimlerinden kaynaklanan yan etkilerin, dozun optimize edilmesi araciligiyla ve/veya uygulama yolunun degistirilmesi araciligiyla azaltilmasi mümkün olabilir. Bununla birlikte, bu hedef disi enzimlere karsi düsük veya tespit edilemeyen aktivite gösteren terapötik olarak yararli moleküllerin tanimlanmasi ve sonuç olarak, mitoz analizlerinde ölçüldügü gibi mitotik islemlerin çok az bozulmaya veya bozulmamaya yol açilmasi daha avantajli olacaktir. Yukarida sözü edilen literatürün göz önünde bulundurulmasi, su anda mevcut olan tedaviler üzerinde gelistirilmis terapötik potansiyele sahip olan yeni p38 MAP kinaz inhibitörlerinin belirlenmesi ve gelistirilmesine yönelik olarak bir ihtiyaç oldugunu açikça gösterir. Istenen bilesikler, en azindan, önceki ajanlar gibi esit derecede etkili olan bir etki uygulayarak, ancak bir veya daha fazla açidan, ilgili terapötik dozda daha az toksik etki göstererek üstün bir terapötik endekse sahip olanlardir. Bu nedenle mevcut bulusun bir amaci, p38 MAP kinazin enzim aktivitesini inhibe eden, örnegin belirli alt-tip özelliklerine (özellikle alfa ve gama) sahip olan, ayni zamanda Src familyasindaki (p59- HCK ve özellikle c-Src gibi) tirozin kinazlarin enzim aktivitesini inhibe eden bu gibi yeni bir bilesik saglamaktir, böylece iyi anti-inflamatuvar özelliklere sahip olacak ve tedavide kullanima uygun olacaktir. Bulusa ait bilesik, GSK30( gibi Olaharsky kinazlarin zayif inhibitör aktivitesini sergiler veya inhibitör aktivitesi sergilemez ve beklenen olumlu güvenlik profiline katkida bulunan SYK kinazin zayif inhibitör aktivitesini sergiler veya inhibitör aktivitesi sergilemez. Bulusun Kisa Açiklamasi Bulusa göre, bir formül (l) bilesigi saglanir: veya bunun farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuzudur. Farmasötik olarak kabul edilebilir tuzlari ile birlikte formüle (I) ait bilesik, bazen burada Sekillerin kisa açiklamasi Sekil 1, formüle (I) ait bir bilesik, maleat tuzu, Form 2'nin bir numunesinin IR spektrumunu (mikro ATR) gösterir Sekil 2, formüle (I) ait bir bilesik, maleat tuzu, Form 2`nin bir numunesinin bir toz XRD paternini gösterir Sekil 3, formüle (I) ait bir bilesik, maleat tuzu, Form 1'in bir numunesinin bir toz XRD paternini gösterir Sekil 4, formüle (l) ait bir bilesik, maleat tuzu, Form 2'nin bir numunesinin bir DSC egrisini gösterir Sekil 5, formüle (I) ait bir bilesik, maleat tuzu, Form 2'nin bir numunesinin bir TGA egrisini gösterir Sekil 6, formüle (I) ait bir bilesik, maleat tuzu, Form 2'nin bir numunesinin bir DVS çakismasini gösterir Sekil 7, formüle (I) ait bir bilesik, maleat tuzu, Form 2'nin bir numunesinin bir DVS kinetik çizimini gösterir Sekil 8, bulusun bilesigini (serbest baz ve maleat tuzu formlarinda) içeren çesitli bilesimler üzerindeki kimyasal stabilite testinin sonucunu gösterir. Sekil 9, test bilesiklerinin BEASZB hücrelerinde rinovirüs-indüklenmis IL-8 Salinimi üzerindeki etkisini gösterir Bulusun detayli açiklamasi Formüle (I) ait bilesik, formüle (I) ait bilesigin olusturabildigi terapötik olarak aktif toksik olmayan asit ilaveli tuzlar dahil olmak üzere, farmasötik olarak kabul edilebilir bir tuz formunda hazirlanabilir veya kullanilabilir. Bu farmasötik olarak kabul edilebilir asit ilaveli tuzlar, uygun bir çözücü veya çözücü karisimi içinde serbest baz formunun bu tür uygun asitlerle islem görmesi araciligiyla uygun sekilde elde edilebilir. Uygun asitler, örnegin hidroklorik veya hidrobromik asit, sülfürik, nitrik, fosforik asitler ve benzerleri olan hidrohalik asitler gibi inorganik asitleri; veya örnegin asetik, propanoik, hidroksiasetik, Iaktik, pirüvik, malonik, süksinik, maleik, fumarik, malik, tartarik, sitrik, metansülfonik, etansülfonik, benzensülfonik, p-tolüensülfonik, siklamik, salisilik, p- aminosalisilik, pamoik asit ve benzerleri gibi organik asitleri içerir. Tercihen, formüle (I) ait bilesik, maleat tuzu formunda kullanilir. Tersine, söz konusu tuz formlari, serbest baz formuna uygun bir baz ile islem tarafindan dönüstürülebilir. Burada saglanan bulus, formüle (I) ait bilesigin tüm stereoizomerlerine uzanir. Burada kullanilan stereoizomerler terimi, bu moleküler formüle ve baglanmis atomlarin dizisine (konstitüsyon) sahip olan izomerik molekülleri refere eder, ancak bu, yalnizca atomlarinin uzaydaki üç boyutlu oryantasyonlarinda farklidir. Burada kullanildigi sekliyle, formüle (I) ait bilesigin taniminin, özellikle aksi belirtilmedigi sürece, söz konusu bilesiklerin tüm totomerlerini ve söz konusu bilesiklerin solvatlarini (söz konusu bilesiklerin tuzlarinin solvatlari dahil) içermesi amaçlanir. Solvatlarin örnekleri, hidratlari içerir. Açiklanan bilesik, belirtilen atomun dogal olarak meydana geldigi veya dogal olarak meydana gelmeyen bir izotop oldugu bir bilesigi içerir. Bir düzenlemede izotop, kararli bir izotoptur. Böylece açiklanan bilesik, örnegin döteryum içeren bilesikler ve benzerlerini içerir. Açiklama, ayrica, burada tanimlanan bilesiklerin tüm polimorfik formlarina uzanir. Formüle (I) ait bir bilesigin veya bunun korunmus bir türevinin hazirlanmasina yönelik bir birinci islem, asagidaki formüle (II) ait bir bilesigin reaksiyona sokulmasini veya bunun korunmus bir türevini burada LGl, ayrilan bir grubu temsil eder; asagidaki formüle (III) ait bir bilesik ile; H2N %N veya bunun korunmus bir türevini içerir; ve istege bagli olarak, formüle (I) ait bir bilesigi vermek üzere ürün koruyucu grubu uzaklastirir. Formüle (II) ait bilesiklere, ayrilan LG gruplarina örnek olarak, halo (özellikle CI, Br) ve ariloksi-, özellikle fenoksi- dahildir. Uygun koruyucu gruplar ve bunlarin ayrilmasina yönelik araçlar asagida açiklanir. Formüle (II ve III) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik uygun kosullar arasinda, bir karisimin (II ve III), THF, DCM veya izopropil asetat gibi uygun bir çözücü içinde trietilamin veya Hunig'in bazi ile islem görmesi ve reaksiyonun 40°C gibi bir sicakliga isitilmasini içerir. Formüle (I) ait bir bilesigin hazirlanmasina yönelik ikinci bir islem, asagidaki formüle (IV) ait bir bilesigin, asagidaki formüle (V) ait bir bilesik ile reaksiyona sokulmasini veya korunmus bir türevini içerir, burada LGZ, halo ve özellikle CI veya bunun korunmus bir türevi gibi ayrilan grubu temsil eder ve istege bagli olarak formüle (I) ait bir bilesigi vermek üzere ürün koruyucu gruplari uzaklastirir. Uygun koruyucu gruplar ve bunlarin ayrilmasina yönelik araçlar asagida açiklanir. Formüle (N ve V) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik uygun kosullar. Buchwald reaksiyonuna yönelik normal olarak kullanilanlari, diger bir deyisle, bir paladyum kaynagi olan 1,4-dioksan ve Pd2(dba)3 ve BINAP gibi Iigand gibi bir çözücü içinde ve yüksek sicaklikta sodyum tert-bütoksit veya sezyum karbonat gibi bir baz içinde, bir çözeltinin (IV ve V) islem görmesine yönelik kullanilanlari içerir. Alternatif Iigandlar, difenilfosfinoferrosen ve trifenilfosfin içerir; alternatif paladyum kaynaklari, paladyum(ll) asetat ve tetrakis(trifenilfosfin)paladyum(0) içerir; alternatif bazlar, Iityum bis(trimetilsilil)amit ve potasyum fosfat içerir; alternatif çözücüler THF ve tolüen içerir. Daha genis bir sartlara yönelik, Surry, D.S.. Buchwald. S.L. (2008). "Biaryl Phosphane Ligands in Palladium-Catalyzed Amination", Angew. Chem. Int. Ed., 47, 6338-6361 ve buradaki referanslara bakiniz. Formüle (II) ait bilesikler, formüle (VI) ait bir bilesigin reaksiyonu araciligiyla, LG1C(=O)LG3 formülüne sahip bir bilesik ile hazirlanabilir, burada LG3, halo ve özellikle CI gibi bir ayrilan grubu temsil eder. Formüle (VI) ait bir bilesigin, LGl'in, PhO oldugu ve LG3"ün, CI oldugu durumda, LGlc(=O)LG3 formülüne sahip bir bilesik ile reaksiyona sokulmasina yönelik uygun kosullar, formüle (VI) ait bir bilesik çözeltisinin bir karisiminin. izopropil asetat gibi bir çözücü içinde ve sodyum karbonat gibi bir inorganik bazin aköz bir çözeltisinde, fenil kloroformat ile islem görmesini içerir. Formüle (VI) ait bilesikler bilinir veya teknikte uzman kisilerce bilinen yöntemlerle hazirlanabilir. Formüle (III) ait bir bilesigin hazirlanmasina yönelik bir birinci islem, formüle (VII) ait bir bilesigin indirgenmesini içerir Formüle (VII) ait bir bilesigin indirgenmesine yönelik uygun kosullar. karbon katalizöründe platin üzerinde hidrojen gazi ile islem görmeyi içerir. Bu reaksiyon, asetik asit ile asitlendirilmis THF gibi bir çözücü içinde yükseltilmis basinçta gerçeklestirilebilir. Alternatif olarak, bir H-küp hidrojenasyonu kullanilarak akis kosullari altinda DCM/MeOH gibi bir çözücü içinde gerçeklestirilebilir. Formüle (III) ait bir bilesigin hazirlanmasina yönelik ikinci bir islem, formüle (VIII) ait bir bilesigin koruyucu gruplarinin uzaklastirilmasini içerir, P1HN %N burada P1, bir amin koruma grubunu temsil eder. Uygun koruyucu gruplar ve bunlarin ayrilmasina yönelik araçlar asagida açiklanir. En uygun koruyucu grup, TFA veya HCI gibi asit ile islem görerek ayrilabilen Boc'dir. Formüle (VII) ait bir bilesigin hazirlanmasina yönelik bir birinci islem, asagidaki formüle (IX) ait bir bilesigin asagidaki formüle (X) ait bir bilesik ile, reaksiyona sokulmasini içerir. burada Hal, halojeni, özellikle Cl'yi temsil eder. Formüle (IX ve X) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik uygun kosullar, formüle (IV ve V) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik yukarida belirtilenleri içerir. Formüle (VII) ait bir bilesigin hazirlanmasina yönelik ikinci bir islem, asagidaki formüle (XI) ait bir bilesigin (XI) burada Hal, halojeni, özellikle Cl'yi temsil eder, asagidaki formüle (XII) ait bir bilesik ile reaksiyona sokulmasini içerir. Formüle (XI ve Xll) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik uygun kosullar, bir paladyum kaynagi olan 1,4-dioksan ve Pd2(dba)3 ve BINAP gibi Iigand gibi bir çözücü içinde ve yüksek sicaklikta sodyum tert-bütoksit veya sezyum karbonat gibi bir baz içinde, bir çözeltinin (XI ve Xll) islem görmesini içerir. Formüle (VIII) ait bir bilesigin hazirlanmasina yönelik bir birinci islem, asagidaki formüle (XIII) ait bir bilesigin P1HN .i asagidaki formüle (X) ait bir bilesik ile reaksiyona sokulmasini içerir, burada Hal, halojeni, özellikle Cl'yi temsil eder. Formüle (XIII ve X) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik uygun kosullar, formüle (IX ve X) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik yukarida tarif edilenlerle aynidir. Formüle (VIII) ait bilesiklerin hazirlanmasina yönelik ikinci bir islem, asagidaki formüle (XIV) ait bir bilesigin burada Hal, halojeni, özellikle Cl'yi temsil eder, asagidaki formüle (Xll) ait bir bilesik ile reaksiyona sokulmasini içerir. Formüle (XlV ve Xll) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik uygun kosullar, formüle (XI ve Xll) ait bilesiklerin reaksiyonuna yönelik yukarida tarif edilenlerle aynidir. Formüle (IX) ait bilesikler, asagidaki semada gösterildigi gibi hazirlanabilir: ßN M IF;..'i0.'ii l \ OH A NH? ozN / \ HOMNH Bu islemin reaktifleri bilinen bilesiklerdir. Mitsunobu kosullari, bir fenol ve bir alkol karisiminin, trifenilfosfin ve THF gibi bir çözücü içinde diizopropilazodikarboksilat ile islem görmesini içerir. Daha genis bir sartlara yönelik, Swamy, K. 0.; Kumar, N. N.; Balaraman, E.; Kumar, K. V. (2009). "Mitsunobu and Related Reactions: Advances and Formüle (XI) ait bilesikler, asagidaki semada gösterildigi gibi hazirlanabilir: M OzN AE: \/V\Hai Bu islemin reaktifleri bilinen bilesiklerdir. Mitsunobu kosullari, yukarida verilenleri içerir. Formüle (Xlll) ait bilesikler, asagidaki semada gösterildigi gibi hazirlanabilir: Al 2 alkilasyon /\\/ AN 1 91"" / LGAMNH burada LG4, halo, özellikle CI gibi bir ayrilma grubudur. Bu islemin reaktifleri bilinen bilesiklerdir. Alkilasyon kosullari, bir fenol ve bir alkil halojenürün bir karisiminin, asetonitril veya DMF gibi bir çözücü içinde, istege bagli olarak yükseltilmis sicaklikta, sezyum veya potasyum karbonat gibi bir baz ile islem görmesini içerir. Formüle (XIV) ait bilesikler, asagidaki semada gösterildigi gibi hazirlanabilir: alkllasyon N PqHN P,HN / l LGMHM burada LG5, LG4 için yukarida belirtilenler gibi bir ayrilan gruptur. Bu islemin reaktifleri bilinen bilesiklerdir. Alkilasyon kosullari, yukarida verilenleri içerir. Formüle (IV, V, VI, X ve XII) ait bilesikler bilinir veya uzman kisilerce bilinen yöntemlerle spesifik olarak "Ara ürün A" olarak refere edilen bilesik yapiya bakiniz. Formüle (VI) ait bilesik ile ilgili olarak, örnegin W ait bilesige bakiniz. Bulusa ait bilesigin serbest baz formunun görünüste kararli bir sekilde kristalin solvatlanmamis formu, asetonitril içindeki çözeltiden (tercihen sicak, örnegin geri akis sicakligi) yeniden kristallestirilerek elde edilebilir. Baska bir formun üretilmesi durumunda, bu form asetonitril içinde bulamaç haline getirilerek elde edilebilir. Yukarida belirtildigi gibi, maleat tuzu, bulusun özellikle ilgi uyandiran bir formudur. Maleat tuzu, bulusun bilesiginin serbest baz formunun, uygun bir çözücü içinde maleik asit ile islem görmesi araciligiyla hazirlanabilir. Tercih edilen bir islemde, maleat tuzu, 2-bütan0n içindeki bulusun bir bilesiginin bir çözeltisinin, 2-bütanon içindeki bir maleik asit çözeltisi ile islem görmesi araciligiyla hazirlanir. Tohumlanma ile desteklenebilen kristallesmenin olusumuna izin verilir. Form 2 kristalin polimorfu olarak maleat tuzu bu sekilde hazirlanir. Form 2 kristalin polimorf, ayni zamanda, bulusun bilesiginin maleat tuzunun sicak bir çözeltisinin, 2-bütan0n içinde, örnegin 50°C'den oda sicakligina sogutulmasi araciligiyla elde edilebilir. Tohumlanma ile desteklenebilen kristallesmenin olusumuna izin verilir. Bulusa ait bilesigin maleat tuzunun Form 2 kristalin polimorfu, bir toz XRD paterninde olarak karakterize edilir. 8.4 ve 8.7 (± 0.2) derece 2-tetadaki pikler (çift), bu pozisyonlardaki piklerin, Form 1 kristalin polimorfunun XRD paterninde mevcut olmamasi nedeniyle Form 2 kristalin polimorfuna yönelik özellikle karakteristiktir. Form 2 kristalin polimorf, bir levha benzeri morfoloji ile yüksek bir erime noktasina (yaklasik 199°C) sahiptir. Bulusa ait bilesigin maleat tuzunun baska bir kristalin formu, Form 2'dekilerden daha az elverisli özelliklere sahip olan THF'den yeniden kristallestirildikten sonra tanimlanmistir. Bu, igne benzeri morfolojiye ve yaklasik 148°C olan daha düsük bir erime noktasina sahiptir. Bu kristal form, Form 1 olarak refere edilir. XRD paterninde pik pozisyonlarina sahip olarak karakterize edilir. 6.3, 7.8 ve 9.9 (± 0.2) derece 2-tetadaki pikler, bu pozisyonlardaki piklerin, Form 2 kristalin polimorfunun XRD paterninde mevcut olmamasi nedeniyle Form 1 kristalin polimorfuna yönelik özellikle karakteristiktir. Böylece Form 2 polimorfu, tercihen 8.4 ve 8.7 (± 0.2) dereceler 2-tetada pikler içeren tercihen 19 pik pozisyonu içeren bir XRD kirinim paternine sahip olarak karakterize Sekiller 2 ve 3 ile ilgili olarak, XRD paternlerindeki yogunluk farkliliklarinin, örnegin numunenin islem geçmisi gibi yogunluklari etkileyen islemlerden olusabilecegi anlasilacaktir. Kristalin olan, ancak maleat tuzundan daha az ilgi duyulan bulusun bilesiginin tuzlari, hidrobromür, fosfat, tartrat, fumarat ve mesilat tuzlarini içerir. Islemin etkili olmasini saglamak üzere, yukarida tanimlanan reaksiyonlarin bir veya daha fazlasi sirasinda kimyasal olarak duyarli gruplari korumak üzere koruyucu gruplar gerekli olabilir. Bu nedenle, istenmesi veya gerekli olmasi durumunda, ara ürün bilesikleri (yukarida vurgulandigi gibi formüle (Il ila V) ait bilesiklerin yani sira formüle (VI ila XIV) ait bilesikler dahil olmak üzere) konvansiyonel koruma gruplarinin kullanimi araciligiyla korunabilir. Koruma gruplari ve bunlarin ayrilmasina yönelik araçlar, Wuts, published by John Wiley & Sons Inc; 4th Rev Ed., 2006, ISBN-10: tarafindan ayrilabilen Boc'yi içerir ve örnek niteligindeki alkol koruyucu gruplar, HCI tarafindan ayrilabilen THP'dir. Formüle (III) ait bilesikler (formüle (VIII) ait bilesik gibi amino grubunun korunmus oldugu türevleri ile birlikte) ve formüle (VII) ait bilesik yenidir. Bu yeni bilesikler, tuzlari ile birlikte (farmasötik olarak kabul edilebilir tuzlar dahil olmak üzere), bulusun açilari olarak talep edilir. Formüle (I) ait bilesik, bir p38 MAP kinaz inhibitörüdür (özellikle alfa alt tipinin bir inhibitörü) ve bir açisiyla mevcut bulusun bilesigi, örnegin COPD ve/veya astim gibi örnegin inflamatuvar hastaliklarin tedavisinde bir ilaç olarak kullanilmaya yönelik saglanir. Formüle (I) ait bilesigin, in vi'vo olarak etkili olmasi beklenir. Tipik olarak, bugüne kadar gelistirilen önceki teknigin bilesikleri, oral uygulamaya yönelik amaçlanmistir. Bu strateji, yeterli etki süresi elde etmek amaciyla ilaç maddelerinin farmakokinetik profilini optimize etmeyi içerir. Bu sekilde, uzun süreli klinik fayda saglamak üzere yeterli derecede yüksek bir ilaç konsantrasyonu olusturulur ve dozlar arasinda muhafaza edilir. Bu yaklasimin kaçinilmaz sonucu, tüm vücut dokulari ve özellikle karaciger ve bagirsaklarin, tedavi edilmekte olan hastaliktan olumsuz olarak etkilenip etkilenmedikleri, ilacin supra-terapötik olarak aktif ilaç konsantrasyonlarina maruz kalmalaridir. Alternatif bir strateji, ilacin dogrudan iltihapli organa dozlandigi, diger bir deyisle topikal uygulamayi kullanan tedavi paradigmalarini tasarlamaktir. Bu yaklasim tüm kronik inflamatuvar hastaliklarin tedavisine yönelik uygun olmamakla birlikte, astim ve COPD gibi akciger rahatsizliklarinda; deri hastaliklarinda, örnegin atopik dermatit ve sedef hastaligina karsi; alerjik rinit ile tipiklestirilmis nazal durumlara yönelik; ve ülseratif kolit, hastaliklarda kullanilmistir. Topikal terapide, etkinligin elde edilebilmesinin bir yolu, uzun süreli bir etki süresine sahip olan ve ilgili organda tutulan, böylece sistemik toksisite riskini en aza indiren bir ilacin kullanilmasidir. Alternatif olarak, bazi durumlarda, istenilen etkilerini sürdürmek üzere mevcut olan aktif ilaci "rezervuari" üreten bir formülasyon gelistirilebilir. Ilk yaklasim antikolinerjik ilaç tiotropiyum (Spiriva) tarafindan örneklendirilir. Bu bilesik, COPD için bir tedavi olarak akcigere topikal olarak uygulanir ve oldukça yavas bir çikis orani ile sonuçlanan hedef reseptörüne yönelik son derece yüksek bir afiniteye sahiptir ve sonuç olarak, uzun süreli bir etki süresi gösterir. Formüle (I) ait bilesigin açiklamasinin bir açisinda, akcigerlere topikal iletim gibi, örnegin, COPD ve/veya astim gibi kronik solunum hastaliklarinda özellikle solunum hastaliklarinin tedavisine yönelik topikal uygulama için özellikle uygundur. Bir düzenlemede, formüle (I) ait bilesik, hastalari, bu tür tedavi rejimlerine karsi refrakter hale gelen bir kortikosteroid ile tedaviye duyarli hale getirmeye yönelik uygundur. Formüle (I) ait bilesik, antiviral özelliklere, örnegin, özellikle bir rinovirüs, grip veya solunum sinsisyal virüsü olmak üzere, bir pikornavirüs ile hücrelerin (solunum epitel hücreleri gibi) enfeksiyonunu önleme kabiliyetine sahip olabilir. Dolayisiyla, bilesiklerin, özellikle rinovirüs enfeksiyonu, grip veya solunum sinsisyal virüsü gibi pikornavirüs enfeksiyonlarinin önlenmesi, tedavisi veya iyilestirilmesine yönelik uygun olan antiviral ajanlar oldugu düsünülür. Formüle (l) ait bilesigin bir düzenlemesinde, rinovirüs enfeksiyonu ve özellikle in w'vo olarak, IL-8 gibi sitokinlerin salinmasiyla sonuçlanan özellikle viral enfeksiyonlar gibi viral enfeksiyon tarafindan indüklenen inflamasyonu azaltabilir. Bu aktivite, örnegin, buradaki Örneklerde tarif edildigi gibi bir rinovirüs indüklenmis IL-8 analizi kullanilarak in vitro olarak test edilebilir. Bir düzenlemede, formüle (l) ait bilesik, özellikle in vivo olarak rinovirüs tarafindan indüklenen ICAM1 ekspresyonunu azaltabilir. ICAM1, hücreleri enfekte etmek üzere büyük gözlü olarak adlandirilan rinovirüs serotipleri tarafindan kullanilan reseptör mekanizmasidir. Bu aktivite, örnegin, buradaki Örneklerde açiklanan bir yöntemle ölçülebilir. Yukaridaki özelliklerin, özellikle viral siddetlenmeler olmak üzere, inflamatuvar hastaliklarin siddetlenmelerinin tedavisinde (profilaksi dahil) kullanima yönelik veya viral enfeksiyonlarin tedavisinde, konjestif kalp yetmezligi, COPD, astim, diyabet, kanser gibi bir veya daha fazla kronik rahatsizligi olan hastalarda ve/veya immünsüprese hastalarda, örnegin organ transplantasyonu sonrasi, özellikle uygun olan formüle (I) ait bilesigi olusturmasi beklenir. Bu kullanim, zanamivir, oseltamivir (örnegin oseltamivir fosfat) peramivir veya laninamivir gibi antiviral ajanlarla kombinasyon halinde olabilir. Genel olarak, formüle (I) ait bilesik, uygun bir sekilde, topikal veya lokal terapi ile tedavi edilebilen bir inflamatuvar bilesene sahip olan bir veya daha fazla durumun tedavisinde faydali olabilir. Özellikle, formüle (l) ait bilesik, COPD (kronik bronsit ve amfizem dahil), astim, pediyatrik astim, kistik fibrozis, sarkoidoz, idiyopatik pulmoner fibrozis, alerjik rinit, rinit ve sinüzit, özellikle astim veya COPD (kronik bronsit ve amfizemi dahil) içeren bir veya daha fazla solunum bozuklugunun tedavisinde faydali olabilir. Böylece, formüle (I) ait bilesik, kistik fibrozisden muzdarip kisilerde akciger inflamasyonunun (ve semptomlarinin) tedavisinde yararli olabilir. Formüle (I) ait bilesik, kuru göz sendromu (kuru göz), alerjik konjunktivit, konjonktivit, diyabetik retinopati, maküler ödem (islak maküler ödem ve kuru maküler ödem dahil), ameliyat sonrasi katarakt inflamasyonu veya özellikle üveiti (posterior, anterior ve pan üveit dahil) içeren göz hastaliklarinin veya bozukluklarinin tedavisinde faydali olabilir. Formüle (I) ait bilesik, alerjik dermatit, kontakt dermatit, atopik dermatit veya sedef hastaligi gibi cilt hastaliklarinin veya bozukluklarinin tedavisinde faydali olabilir. Formüle (I) ait bilesik, ülseratif kolit, IBD veya Crohn hastaligi dahil olmak üzere gastrointestinal hastaliklarin veya bozukluklarin tedavisinde faydali olabilir. Formüle (I) ait bilesik, romatoid artrit veya osteoartrit ve bu gibi kosullara bagli olarak özellikle iltihapli eklemler dahil olmak üzere eklem hastaliklarinin veya bozukluklarinin tedavisinde faydali olabilir. Formüle (I) ait bilesik, mide kanseri ve büyümenin inhibisyonu ve küçük hücreli olmayan akciger karsinomu, mide karsinomu, kolorektal karsinomlar ve malin melanom gibi akciger kanserleri dahil olmak üzere tümörlerin metastazi dahil olmak üzere kanserlerin tedavisinde faydali olabilir. Formüle (I) ait bilesigin, ayrica, periyodontit, gingivit ve farenjit dahil olmak üzere diger bazi durumlarin tedavisinde yararli olmasi beklenir. Formüle (I) ait bilesik, hastanin durumu, bu duruma karsi refrakter hale geldiginde, ayni zamanda hastanin dummunu bir kortikosteroid ile tedaviye yeniden duyarli hale getirebilir. Ayrica, mevcut bulus, istege bagli olarak bir veya daha fazla farmasötik olarak kabul edilebilir seyreltioi veya tasiyici ile kombinasyon halinde olan açiklamaya göre bir bilesik içeren farmasötik bir bilesim saglar. Seyrelticiler ve tasiyicilar, parenteral, oral, topikal, mukozal ve rektal uygulamaya yönelik uygun olanlari içerebilir. Mevcut bulus, ayrica, bu tür bir farmasötik bilesimin (örnegin parenteral, oral, topikal, mukozal veya rektal uygulamaya yönelik bir farmasötik bilesim) hazirlanmasi için bir islem saglar, söz konusu islem, içerik maddelerinin karistirilmasini içerir. Yukarida belirtildigi gibi, bu gibi bilesimler, örnegin parenteral, subkütanöz, intramüsküler, intravenöz, intra-artiküler veya peri-artiküler uygulamalara yönelik, özellikle sivi çözeltiler veya süspansiyonlar formunda; oral uygulamaya yönelik, özellikle tabletler veya kapsüller formunda veya sivi çözeltiler veya süspansiyonlar formunda; topikale yönelik, örnegin pulmoner veya Intranazal uygulama, özellikle tozlar, sulu çözeltiler veya süspansiyonlar, burun damlalari veya aköz veya aköz olmayan aerosoller formunda ve transdermal uygulamaya yönelik, örnegin deri alanlari, kremler, merhemler; mukozal uygulamaya yönelik, örnegin bukkal, dilalti veya vajinal mukozaya ve rektal uygulamaya yönelik, örnegin bir fitil, krem, merhem veya köpük formunda hazirlanabilir. Bilesimler, uygun olarak, birim veya çok dozlu dozaj formlarinda uygulanabilir ve örnegin Remington's Pharmaceutical Sciences, 17th ed., Mack Publishing Company, Easton, PA., (1985) açiklandigi gibi farmasötik teknikte iyi bilinen yöntemlerden herhangi biri tarafindan hazirlanabilir. Parenteral uygulamaya yönelik formülasyonlar, steril su veya salin, propilen glikol gibi alkilen glikolleri, polietilen glikol gibi polialkilen glikolleri, bitkisel kökenli yaglar, hidrojenlenmis naftalinler ve benzerleri gibi eksipiyanlar içerebilir. Nazal uygulamaya yönelik formülasyonlar kati olabilir ve eksipiyanlar, örnegin laktoz veya dekstran içerebilir veya burun damlalari veya ölçülü spreyler formunda kullanilmaya yönelik aköz veya yagli çözeltiler veya süspansiyonlar olabilir. Bukkal uygulamaya yönelik tipik eksipiyanlar, sekerler, kalsiyum stearat, magnezyum stearat, prejelatinize nisasta ve benzerini içerir. Oral uygulamayaya yönelik uygun bilesimler, bir veya daha fazla fizyolojik olarak uyumlu tasiyici ve/veya eksipiyan içerebilir ve kati veya sivi formda olabilir. Tabletler ve kapsüller örnegin surup, akasya, jelatin, sorbitol, geven veya poli-vinilpirolidon gibi baglayici ajanlar; Iaktoz, sakaroz, misir nisastasi, kalsiyum fosfat, sorbitol veya glisin gibi dolgu maddeleri; magnezyum stearat, talk, polietilen glikol veya silis gibi yaglayicilar; ve sodyum Ioril sülfat gibi yüzey aktif maddeleri ile hazirlanabilir. Sivi bilesimler, süspanse edilmis ajanlar, örnegin sorbitol surubu, metil selüloz, seker surubu, jelatin, karboksimetil-selüloz veya yenebilir yaglar gibi konvansiyonel katki maddeleri; Iesitin veya akasya gibi emülsiyonlama ajanlari; badem yagi, hindistancevizi yagi, balik yagi veya yer fistigi yagi gibi bitkisel yaglar; bütillenmis hidroksianisol (BHA) ve bütillenmis hidroksitoluen (BHT) gibi koruyucular içerebilir. Sivi bilesimler, bir birim dozaj formu saglamak üzere, örnegin, jelatin içinde kapsüllenebilir. Kati oral dozaj formlari tabletler, iki parçali sert kabuklu kapsüller ve yumusak elastik jelatin (SEG) kapsülleri içerir. Bir kuru kabuk formülasyonu, tipik olarak, agirlikça yaklasik olarak %40 ila %60 arasinda jelatin konsantrasyonu, yaklasik olarak %20 ila %30 arasinda bir plastiklestirici (gliserin, sorbitol veya propilen glikol) konsantrasyonu ve yaklasik olarak opaklastiricilar ve tatlandiricilar gibi baska malzemeler mevcut olabilir. Sivi dolgu materyali, çözülmüs, çözündürülmüs veya dagitilmis (balmumu, hidrojene kastor yagi veya polietilen glikol 4000 gibi süspanse edilmis ajanlar ile) veya araçlarda sivi bir ilaç veya mineral yag, bitkisel yaglar, trigliseritler, glikoller, polioller ve yüzey aktif ajanlar gibi araçlarin kombinasyonlari olan bir kati ilaç içerir. Uygun olarak, formüle (l) ait bir bilesik, akciger, göz veya bagirsaga yönelik topikal olarak uygulanir. Dolayisiyla, bu bulusa göre, mevcut bulusun bir bilesigini, istege bagli olarak bir veya daha fazla topikal olarak kabul edilebilir seyreltici veya tasiyici ile kombinasyon halinde içeren birfarmasötik bilesim temin ediyoruz. Akcigere topikal uygulama, bir aerosol formülasyonu kullanilarak saglanabilir. Aerosol formülasyonlari tipik olarak, bir kloroflorokarbon (CFC) veya bir hidroflorokarbon (HFC) gibi uygun bir aerosol iticisi içinde süspanse edilmis veya çözülmüs aktif içerik maddesi içerir. Uygun CFC iticiler. trikloromonoflorometan (itici madde (11)), diklorotetraflorometan (itici madde (114)) ve diklorodiflorometan (itici madde (12)) içerir. Uygun HFC iticiler, tetrafloroetan (HFC- içerir. Itici madde, tipik olarak toplam inhalasyon bilesiminin agirlikça %40-%99.5'ini, örnegin maddeler (örnegin Iesitin, sorbitan trioleat ve benzerleri) içeren eksipiyanlar içerebilir. Diger muhtemel eksipiyanlar arasinda, polietilen glikol, polivinilpirrolidon, gliserin ve benzerleri bulunur. Aerosol formülasyonlari. metal kaplara paketlenir ve bir ölçülü valf (örnegin, Bespak, Valois veya 3M veya alternatif olarak Aptar, Coster veya Vari tarafindan tedarik edildigi gibi) vasitasiyla uygun bir doz verilir. Akcigere topikal uygulama, ayrica, aköz bir çözelti veya süspansiyon gibi basinçsiz bir formülasyonun kullanilmasiyla saglanabilir. Bunlar, örnegin, elde tasinabilir ve portatif veya ev veya hastane kullanimina yönelik (diger bir deyisle, tasinabilir olmayan) bir nebülizör vasitasiyla uygulanabilir. Formülasyon, su, tamponlar, tonisite ayarlama ajanlari, pH ayarlama ajanlari, yüzey aktif maddeler ve kosolventler gibi eksipiyanlar içerebilir. Süspansiyon sivisi ve aerosol formülasyonlari (basinçli veya basinçsiz) tipik olarak, bulusa ait bilesimi, ince bölünmüs formda, örnegin yaklasik 1-5 um, 0.5-10 um'lik bir Dso ile içerecektir. Partikül büyüklügü dagilimlari Dm, Dso ve Dgo degerleri kullanilarak gösterilebilir. Partikül büyüklügü dagilimlarinin Dso medyan degeri, dagilimi yariya bölen mikronlardaki partikül büyüklügü olarak tanimlanir. Lazer kirinimindan türetilen ölçüm, bir hacim dagilimi olarak daha dogru bir sekilde tanimlanir ve sonuç olarak, bu prosedür kullanilarak elde edilen Dso degeri, bir Dv5o degeri (bir hacim dagilimina yönelik medyan) olarak daha anlamli olarak refere edilir. Burada kullanildigi gibi Dv degerleri, lazer kirinimi kullanilarak ölçülen partikül büyüklügü dagilimlarini refere eder. Benzer sekilde, lazer kirinimi baglaminda kullanilan Dm ve Dgo degerleri, DV10 ve DV90 degerlerini ifade eder ve dagilimin %10'unun D10 degerinin altinda oldugu ve dagilimin %90'inin sirasiyla Dgo degerinin altinda oldugu partikül büyüklügünü refere Akcigerlere topikal uygulama, ayrica, bir kuru toz formülasyonu kullanilarak elde edilebilir. Bir kuru toz formülasyon, açiklamaya ait bilesigi, tipik olarak, 1-10 um'lik bir kütle ortalama çapin (MMAD) ile veya örnegin yaklasik 1-5 pm olan, 0.5-10 um'lik bir D50'ye sahip ince bölünmüs formda içerecektir. Bulusa ait bilesigin ince bölünmüs formdaki tozlari, bir mikronizasyon islemi veya benzer bir boyut küçültme islemi ile hazirlanabilir. Mikronizasyon, Hosokawa Alpine tarafindan imal edilenler gibi bir jet degirmeni kullanilarak gerçeklestirilebilir. Elde edilen partikül boyutu dagilimi, lazer kirinimi (örnegin Malvern Mastersizer 20008 cihazi ile) kullanilarak ölçülebilir. Formülasyon tipik olarak, genellikle nispeten büyük partikül büyüklügü olan Iaktoz, glikoz veya mannitol (tercihen laktoz) gibi topikal olarak kabul edilebilir bir seyreltici, örnegin 50 pm veya daha fazla bir kütle ortalama çapi (MMAD), örnegin 100 pm veya daha fazla olan veya 40-150 um 'lik bir Dso içerecektir. Burada kullanildigi gibi "Iaktoz" terimi, oi-laktoz monohidrat, ß-Iaktoz monohidrat, oi-laktoz anhidrit, ß-laktoz anhidrit ve amorf Iaktozu içeren bir Iaktoz-içeren bileseni refere eder. Laktoz bilesenleri, mikronizasyon, eleme, ögütme, sikistirma, topaklanma veya sprey kurutma araciligiyla islem görebilir. Ayrica, çesitli formlardaki Iaktozun ticari olarak temin edilebilen formlari, örnegin Lactohale® (inhalasyon dereceli Iaktoz; DFE Pharma), InhaLac®70 (kuru toz inhalere yönelik elenmis Iaktoz; Meggle), Pharmatose® (DFE Pharma) ve Respitoz® (elenmis inhalasyon dereceli Iaktoz; DFE Pharma) ürünleri kapsanir. Bir düzenlemede, laktoz bileseni, d-Iaktoz monohidrat, a-Iaktoz anhidröz ve amorf Iaktozdan olusan gruptan seçilir. Tercihen Iaktoz, d-Iaktoz monohidrattir. Kuru toz formülasyonlari, ayrica, baska eksipiyanlar içerebilir. Dolayisiyla, bir düzenlemede mevcut açiklamaya göre bir kuru toz formülasyonu, magnezyum veya kalsiyum stearat içerir. Bu tür formülasyonlar, özellikle, ayni zamanda bu tip formülasyonlarin laktoz içermesi durumunda, üstün kimyasal ve/veya fiziksel stabiliteye sahip olabilir. Bir kuru toz formülasyonu, tipik olarak, bir kuru toz inhaler (DPI) cihazi kullanilarak verilir. Örnek kuru toz verme sistemleri, SPINHALER®, DISKHALER®, TURBOHALER®, DISKUS®, SKYEHALER®, ACCUHALER® ve CLICKHALER® içerir. Kuru toz iletim sistemlerinin diger örnekleri, ECLIPSE, NEXT, ROTAHALER, HANDIHALER, AEROLISER, CYCLOHALER, BREEZHALERINEOHALER, MONODOSE, FLOWCAPS, TWINCAPS, X-CAPS, TURBOSPIN, ELPENHALER, MIATHALER, TWISTHALER, NOVOLIZER, PRESSAIR, ELLIPTA, ORIEL kuru toz inhaler, MICRODOSE, PULVINAL, EASYHALER, ULTRAHALER, TAIFUN, PULMOJET, OMNIHALER, GYROHALER, TAPER, CONlX, XCELOVAIR ve PROHALER içerir. Bir düzenlemede, mevcut bulusa ait bir bilesik, örnegin bir uygun dereceli Iaktozu içeren, mikronize edilmis bir kuru toz formülasyonu olarak saglanir. Dolayisiyla, bulusun bir özelligi olarak, partikül Iaktoz ile kombinasyon halinde partiküllü formda bulusa ait bir bilesigi içeren bir farmasötik bilesim saglanir, söz konusu bilesim istege bagli olarak magnezyum stearat içerir. Bir düzenlemede, mevcut bulusa ait bir bilesik, DISKUS gibi bir cihaza doldurulmus, bir uygun dereceli Iaktoz ve magnezyum stearat içeren, bir mikronize edilmis kuru toz formülasyonu olarak saglanir. Uygun bir sekilde, böyle bir cihaz, bir çok dozlu cihazdir, örnegin, formülasyon, DISKUS gibi çok-birimli bir doz cihazinda kullanilmak üzere blisterlere doldurulur. Baska bir düzenlemede, mevcut bulusa ait bir bilesik, örnegin AEROLISER gibi tek bir doz cihazinda kullanilmaya yönelik sert kabuklu kapsüllere doldurulmus, bir uygun dereceli laktoz içeren, mikronize edilmis bir kuru toz formülasyonu olarak saglanir. Baska bir düzenlemede, mevcut bulusa ait bir bilesik, örnegin AEROLISER gibi tek bir doz cihazinda kullanilmaya yönelik sert kabuklu kapsüllere doldurulmus, bir uygun dereceli Iaktoz ve magnezyum stearat içeren, mikronize edilmis bir kuru toz formülasyonu olarak saglanir. Baska bir düzenlemede, mevcut bulusa ait bir bilesik, bir inhalasyon dozaj formunda kullanilmak üzere ince bir toz halinde saglanir, burada toz, örnegin 1-5 um civarinda, 0.5-10 um'lik bir Dso ile ince partiküller halinde bulunur, örnegin sprey kurutma, sprey dondurma, mikrofludizasyon, yüksek basinçli homojenizasyon, süper kritik akiskan kristallestirme, ultrasonik kristallestirme veya bunlarin bu yöntemlerin kombinasyonlari gibi jet degirmeni mikronizasyonundan baska bir boyut küçültme islemi veya 05-10 um aerodinamik partikül büyüklügüne sahip ince parçaciklar üretmek üzere kullanilan teknikte bilinen diger uygun partikül olusturma yöntemleri ile üretilmistir. Elde edilen partikül boyutu dagilimi, lazer kirinimi (örnegin bir Malvern Mastersizer 20008 cihazi ile) kullanilarak ölçülebilir. Partiküller, bilesigi tek basina veya isleme yardimci olabilecek uygun diger eksipiyanlar ile kombinasyon halinde içerebilirler. Elde edilen ince parçaciklar, insanlara verilecek son formülasyonu olusturabilir veya istege bagli olarak kabul edilebilir bir dozaj formunda verimi kolaylastirmak üzere diger uygun eksipiyanlar ile ayrica formüle edilebilir. Bulusa ait bilesik ayrica, örnegin süspansiyonlar ve emülsiyonlar ve köpüklerin yani sira aköz veya yagli çözeltileri içeren fitiller veya Iavmanlar formunda rektal olarak uygulanabilir. Bu bilesimler, teknikte uzman kisilerce iyi bilinen standart prosedürler izlenerek hazirlanir. Örnegin fitiller, aktif içerik maddesi, kakao yagi veya diger gliseritler gibi konvansiyonel bir fitil baz ile karistirilarak hazirlanabilir. Bu durumda, ilaç siradan sicakliklarda kati ancak rektal sicaklikta sivi olan uygun bir tahris edici olmayan eksipiyan ile karistirilir ve böylece ilaci serbest birakmak üzere rektumda eriyecektir. Bu tür materyaller, kakao yagi ve polietilen glikollerdir. Genel olarak, göz damlasi veya göz merhemleri formunda göze topikal olarak uygulanmasi amaçlanan bilesimlere yönelik, mevcut bulusa ait bilesigin toplam miktari, yaklasik %0.0001 ila %4.0'ten az (w/w) olacaktir. Tercihen, topikal oküler uygulamaya yönelik, mevcut bulusa göre uygulanan bilesimler, çözeltiler, süspansiyonlar, emülsiyonlar ve diger dozaj formlari olarak formüle edilecektir. Aköz çözeltiler, genellikle, bir hastanin, etkilenen gözlerdeki çözeltilerden bir ila iki damla damlatilmasi vasitasiyla bu bilesimleri kolaylikla uygulama kabiliyetinin yani sira, formülasyon kolayligi temelinde tercih edilir. Bununla birlikte, bilesimler ayrica süspansiyonlar, viskoz veya yari-viskoz jeller veya baska kati veya yari kati bilesimler olabilir. Suda az çözünür olan bilesiklere yönelik süspansiyonlar tercih edilebilir. Göze uygulamaya yönelik bir altematif, mevcut bulusa ait bilesigin bir çözeltisinin veya süspansiyonunun intravitreal enjeksiyonudur. Ek olarak, mevcut bulusa ait bilesik, ayni zamanda oküler implantlar veya insertler vasitasiyla sokulabilir. Mevcut bulusa göre uygulanan bilesimler, ayrca, bunlarla sinirli olmamakla birlikte, tonisite ajanlari, tamponlar, yüzey aktif maddeler, stabilize edici polimer, koruyucular, kosolventler ve viskozite olusturma ajanlari dahil olmak üzere çesitli baska içerik maddelerini içerebilir. Mevcut bulusun uygun farmasötik bilesimleri, bir tonisite ajani ve bir tampon ile formüle edilen bulusun bir bilesigini içerir. Bu bulusun farmasötik bilesimleri, ayrica istege bagli olarak bir yüzey aktif madde ve/veya bir palyatif ajan ve/veya bir stabilize edici polimer içerebilir. Çesitli tonisite ajanlari, bilesimin tonisitesini, tercihen oftalmik bilesimlere yönelik, bu dogal gözeneklere ayarlamak üzere kullanilabilir. Örnegin, sodyum klorür, potasyum klorür, magnezyum klorür, kalsiyum klorür, dekstroz, fruktoz, galaktoz gibi basit sekerler ve/veya seker alkolleri mannitol, sorbitol, ksilitol, Iaktitol, izomaltitol, maltitol gibi basit polioller ve fizyolojik tonisiteyi yaklasik olarak belirlemek üzere, bilesime hidrojene nisasta hidrolizatlari eklenebilir. Bu miktardaki bir tonisite ajani, eklenecek özel ajana bagli olarak degisecektir. Bununla birlikte, genel olarak, bilesimler, nihai bilesimin oftalmik olarak kabul edilebilir bir ozmolaliteye (genellikle yaklasik sahip olmasini saglamak üzere yeterli miktarda bir tonisite ajanina sahip olacaktir. Genel olarak, bulusun tonisite ajanlari, %2 ila 4 w/w araliginda mevcut olacaktir. Bulusun tercih edilen tonisite ajanlari arasinda, basit sekerler veya D-mannitol gibi seker alkolleri bulunur. Depolama kosullari altinda, pH'in kaymasini önlemek üzere bilesimlere uygun bir tampon sistemi (örnegin, sodyum fosfat, sodyum asetat, sodyum sitrat, sodyum borat veya borik asit) ilave edilebilir. Belirli konsantrasyon, kullanilan ajana bagli olarak degisecektir. Bununla birlikte, tercihen, tampon, pH 5 ila 8 araliginda ve daha tercihen pH 5 ila 7 araliginda bir hedef pH degerinde, bir hedef pH degerini muhafaza edecek sekilde seçilecektir. Yüzey aktif maddeler, istege bagli olarak mevcut bulusun daha yüksek konsantrasyonlardaki bilesiklerini vermek üzere kullanilabilir. Yüzey aktif maddeler, bilesigi çözündürmek ve misel çözeltisi, mikroemülsiyon, emülsiyon ve süspansiyon gibi kolloid dispersiyonunu stabilize etmek üzere islev görür. Istege bagli olarak kullanilabilen yüzey aktif maddelerin örnekleri arasinda polisorbat, poloksamer, polosil 40 stearat, polioksil hint yagi, tiloksapol, Triton ve sorbitan monolorat bulunur. Bulusta kullanilacak olan, tercih edilen yüzey aktif maddeler, 12.4 ila 13.2 araliginda bir hidrofil/lipofiI/denge "HLB" ye sahiptir ve TritonX114 ve tiloksapol gibi oftalmik kullanima yönelik kabul edilebilir. Mevcut bulusa ait bilesiklerin oftalmik bilesimlerine eklenebilen ilave ajanlar, stabilize edici bir polimer olarak islev gören demulsentlerdir. Stabilize edici polimer topikal oküler kullanim için öncelikli, daha spesifik olarak, yüzeyinde negatif yük tasiyan ve fiziksel stabilite için (-) 10-50 mV'Iik bir zeta potansiyeli sergileyebilen ve suda bir dispersiyon olusturabilen bir polimer (diger bir deyisle suda çözünür) iyonik/yüklü bir örnek olmalidir. Bulusun tercih edilen bir stabilize edici polimeri, polielektrolit veya polielektrolitler, birden fazla olmasi durumunda, karbomerler ve Pemulen(R) gibi çapraz bagli poliakrilatlarin familyasindan, özellikle %0.1-0.5 w/w arasinda Carbomer 974p (poliakrilik asit) olabilir. Ayrica, tasiyicinin viskozitesini arttirmak üzere mevcut bulusa ait bilesigin oftalmik bilesimlerine baska bilesikler ilave edilebilir. Viskozite arttirici ajanlarin örnekleri, bunlarla sinirli olmamakla birlikte, asagidakileri içerir: hiyaluronik asit ve tuzlari, kondroitin sülfat ve tuzlari, dekstranlar, selüloz familyasinin çesitli polimeri gibi polisakkaritler; vinil polimerler; ve akrilik asit polimerleri. Topikal oftalmik ürünler, tipik olarak çok dozlu formda paketlenir. Bu nedenle, kullanim sirasinda mikrobiyal kontaminasyonu önlemek üzere koruyucular gereklidir. Uygun koruyucular, asagidakileri içerir: benzalkonium klorür, klorobütanol, benzododesinyum bromür, metil paraben, propil paraben, feniletil alkol, edantat disodyum, sorbik asit, polikuaterniyum-1 veya teknikte uzman kisilerce bilinen diger ajanlar. Bu gibi koruyucular, tipik olarak, %0.001 ila 1.0 w/v arasindaki bir seviyede kullanilir. Mevcut bulusun birim doz bilesimleri steril olacak, ancak tipik olarak korunmamis olacaktir. Bu tür bilesimler, bu nedenle genellikle koruyucu içermeyecektir. Tip doktoru veya diger uzman kisiler, mevcut bulusun bilesigine yönelik uygun bir dozaji ve böylece, herhangi bir özel farmasötik formülasyona dahil edilmesi gereken bulusun bilesiminin miktarini (birirn dozaj formunda veya baska sekilde) belirleyebileceklerdir. Formüle (I) ait bir bilesik, terapötik aktiviteye sahiptir. Dolayisiyla, baska bir açidan mevcut bulus, yukarida belirtilen kosullardan bir veya daha fazlasinin tedavisinde kullanima yönelik burada tarif edildigi gibi bir bilesik saglar. Baska bir açidan mevcut bulus, yukarida belirtilen kosullardan bir veya daha fazlasinin tedavisine yönelik bir ilacin üretilmesi için burada tarif edildigi gibi bir bilesigin kullanimini saglar. amaçlanir. Kosullarin veya bozukluklarin tedavisi, ayni zamanda, bunlarin siddetlenmelerinin tedavisini kapsar. Mevcut bulusa ait bir bilesik, ayrica, örnegin yukarida belirtilen kosullarin tedavisine yönelik uygun aktif içerik maddeleri gibi bir veya daha fazla baska aktif içerik maddesi ile kombinasyon halinde uygulanabilir. Örnegin, solunumsal rahatsizliklarin tedavisine yönelik olasi kombinasyonlar, steroidler ile kombinasyonlar (örnegin, budesonid, beklometason dipropionat, flutikazon propionat, mometazon furoat, flutikazon furoat, siklesonid), beta agonistleri (örnegin, terbütalin, salbutamol, salmeterol, formoterol, vilanterol, olodaterol, indakaterol, reproterol, fenoterol), ksantinler (örnegin, teofilin), antikolinerjikler veya müskarinik antagonistler (örnegin, ipratropiyum, tiotropiyum, aklidinyum, umeklidinyum veya örnegin bromür tuzu olarak glikopironyum), PI3 kinaz inhibitörleri ve antiviral ajanlari (örnegin, zanamivir, oseltamivir, örnegin fosfat, peramivir ve Ianinamivir gibi) içerir. Bir düzenlemede, bulusa ait bir bilesik, örnegin kortikosteroidler, beta agonistleri, ksantinler, müskarinik antagonistler ve PI3 kinaz inhibitörleri arasindan seçilen bir veya daha fazla baska aktif içerik maddesi ile kombinasyon halinde uygulanacak bir ilaç olarak kullanilmak üzere saglanir. Uygun bir sekilde, beta agonisti bir beta2 agonistidir. Bir düzenlemede, açiklamaya ait bilesik, inhalasyon yoluyla uygulanir ve kortikosteroid, oral olarak veya kombinasyon halinde veya ayri olarak inhalasyon yoluyla uygulanir. Bir düzenlemede, açiklamaya ait bilesik, inhalasyon yoluyla uygulanir ve bir beta2 agonisti, oral olarak veya kombinasyon halinde veya ayri olarak inhalasyon yoluyla uygulanir. Bir düzenlemede, açiklamaya ait bilesik, inhalasyon yoluyla uygulanir ve müskarinik antagonist, oral olarak veya kombinasyon halinde veya ayri olarak inhalasyon yoluyla uygulanir. Bir düzenlemede, açiklamaya ait bilesik, bir veya daha fazla kortikosteroid ile birlikte kombinasyon halinde veya ayri olarak inhalasyon yoluyla uygulanir, bir betaZ agonisti ve bir müskarinik antagonist, hepsi oral olarak veya inhalasyon yoluyla uygulanir. Ayrica, gastrointestinal bozukluklarin (Crohn hastaligi veya ülseratif kolit gibi) tedavisine yönelik olasi kombinasyonlar, örnegin asagidakileri içeren listeden seçilen bir veya daha fazla ajan ile kombinasyonlari içerir: - 5-aminosalisilik asit veya bunun bir ön ilaci (örnegin, sülfasalazin, olsalazin veya bisalazid): - kortikosteroidler (örnegin, prednizolon, metilprednizolon veya budesonid): - immünosüpresanlar (örnegin, siklosporin, takrolimus, metotreksat, azatioprin veya 6- merkaptopürin); - anti-TNFo antikorlari (örnegin, infliksimab, adalimumab, sertolizumab pegol veya golimumab); - anti-IL12/IL23 antikorlari (örnegin, ustekinumab) veya küçük molekül IL12/IL23 inhibitörleri (örnegin, apilimod): - Anti-0r4ß7 antikorlari (örnegin, vedolizumab); - MAdCAM-1 blokerleri (örnegin, PF-00547659); e hücre adezyon molekülü a4-Integrine karsi antikorlar (örnegin, natalizumab); - IL2 reseptörü oi altbirimine karsi antikorlar (örnegin, daklizumab veya basiliksimab); - JAK3 inhibitörleri (örnegin, tofasitinib veya R348); - Syk inhibitörleri ve bunlarin ön ilaçlari (örnegin, fostamatinib ve R-406); - Fosfodiesteraz-4 inhibitörleri (örnegin, tetomilast): e probiyotikler; - Dersalazin; - semapimod/CPSI-2364; ve - protein kinaz C inhibitörleri (örnegin, AEB-O71). Göz bozukluklarinin (kuru göz sendromu veya üveit gibi) tedavisine yönelik olasi kombinasyonlar, örnegin asagidakileri içeren listeden seçilen bir veya daha fazla ajan ile kombinasyonlari içerir: - kortikosteroidler (örnegin deksametazon, prednizolon, triamsinolon asetonid, difluprednat veya fluosinolon asetonid): - immünosüpresanlar (örnegin, siklosporin, voclosporin, azatioprin, metotreksat, mikofenolat mofetil veya takrolimus): - anti-TNFoi antikorlari (örnegin, infliksimab, adalimumab, sertolizumab pegol, ESBA-105 veya golimumab); - anti-IL-17A antikorlari (örnegin, sekukinumab); - mTOR inhibitörleri (örnegin, sirolimus); - JAK3 inhibitörleri (örnegin, tofasitinib veya R348); ve - protein kinaz C inhibitörleri (örnegin, AEB-O71). Bu nedenle, bulusun baska bir yönü, bir veya daha fazla baska aktif içerik maddesi ile, örnegin yukarida açiklanan bir veya daha fazla aktif içerik maddesi ile kombinasyon halinde formüle (I) ait bir bilesik saglar. Benzer sekilde, bulusun bir baska açisi, asagidakileri Içeren bir kombinasyon ürünü (A) mevcut bulusa ait bir bilesik; ve (8) bir veya daha fazla baska terapötik ajan, burada (A) ve (B) bilesenlerinin her biri, farmasötik olarak kabul edilebilir bir katki maddesi, seyreltici veya tasiyici ile karisim halinde formüle edilir. Bulusun bu açisinda, kombinasyon ürünü, tek bir (kombinasyon) farmasötik formülasyon veya bir parça kiti olabilir. Dolayisiyla, bulusun bu açisi, farmasötik olarak kabul edilebilir bir katki maddesi, seyreltici veya tasiyici ile karisim halinde, mevcut bulusun bir bilesigini ve baska bir terapötik ajani içeren bir farmasötik formülasyonu kapsar (bu formülasyon bundan sonra "kombine preparat" olarak refere edilecektir). Ayrica, asagidaki bilesenleri içeren parçalardan olusan bir kiti kapsar: (i) mevcut bulusa ait bir bilesigi, farmasötik olarak kabul edilebilir bir katki maddesi, seyreltici veya tasiyici ile karisim halinde içeren bir farmasötik formülasyon; ve (ii) farmasötik olarak kabul edilebilir bir adjuvan, seyreltici veya tasiyici ile karisim halinde bir veya daha fazla baska terapötik ajan içeren farmasötik bir formülasyon, bilesenler (i ve ii), her birinin digeri ile birlikte uygulanmasina yönelik uygun bir formda saglanir. Parça kitine ait bilesen (i), bu nedenle, farmasötik olarak kabul edilebilir bir katki maddesi, seyreltici veya tasiyici ile karisim halinde olan yukaridaki bilesendir (A). Benzer sekilde, bilesen (ii), farmasötik olarak kabul edilebilir bir katki maddesi, seyreltici veya tasiyici ile karisim halinde olan yukaridaki bilesendir (B). Bir veya daha fazla baska terapötik ajan (örnegin, yukaridaki bilesen (8)), örnegin solunum, gastrointestinal ve göz rahatsizliklarinin tedavisi ile ilgili olarak yukarida sözü geçen ajanlardan herhangi biri olabilir. Bilesenin (B) birden fazla baska terapötik ajan olmasi durumunda, bu baska terapötik ajanlar birbirleriyle formüle edilebilir veya bilesen (A) ile formüle edilebilir veya bunlar ayri olarak formüle edilebilir. Bir düzenlemede, bilesen (B), bir baska terapötik ajandir. Baska bir düzenlemede, bilesen (B) diger iki terapötik ajandir. Bulusun bu açisinin kombinasyon ün'Sinü (bir kombine preparat veya parça kiti), örnegin yukarida sözü geçen inflamatuvar hastaliklar gibi bir inflamatuvar hastaligin tedavisinde veya önlenmesinde kullanilabilir; - COPD (kronik bronsit ve amfizem dahil), astim, pediyatrik astim, kistik fibrozis, sarkoidoz, idiyopatik pulmoner fibrozis, alerjik rinit, rinit ve sinüzit, özellikle astim veya COPD (kronik bronsit ve amfizemi dahil) içeren solunum bozukluklari; - alerjik konjunktivit, konjunktivit, kuru göz sendromu (kuru göz), glokom, diyabetik retinopati, maküler ödemi (diyabetik maküler ödem dahil), santral retinal ven tikanikligi (CRVO), kuru ve/veya islak yasa bagli maküler dejenerasyon (AMD), ameliyat sonrasi katarakt inflamasyonu veya özellikle üveit (posterior, anterior ve pan üveit dahil), kornea nakli ve Iimbal hücre nakli rejeksiyonu içeren göz hastaliklari veya bozukluklari; - alerjik dermatit, kontakt dermatit, atopik dermatit veya sedef hastaligi gibi cilt hastaliklari veya bozukluklari; ve - gluten duyarli enteropati (çölyak hastaligi), eozinofilik özofajit, intestinal graft versus host hastaligi veya özellikle ülseratif kolit veya Crohn hastaligi içeren gastrointestinal hastaliklar veya bozukluklar. BuIUSun burada açiklanan açilari (örnegin, yukarida sözü geçen bilesik, kombinasyonlar, yöntemler ve kullanimlar), burada açiklanan kosullarin tedavisinde, hekim ve/veya hastaya yönelik daha uygun olmasi, daha az toksik olmasi, daha uzun aktiviteye sahip olmasi, daha iyi bir seçicilige sahip olmasi, daha genis bir aktivite araligina sahip olmasi, daha güçlü olmasi, daha az yan etki üretmesi, daha iyi bir farmakokinetik ve/veya farmakodinamik profile sahip olmasi, daha uygun kati hal özelliklerine sahip olmasi, daha iyi stabiliteye sahip olmasi avantajina sahip olabilir veya bu durumlarin tedavisinde veya baska bir sekilde kullanilmak üzere önceki teknikte bilinen benzer bilesikler, kombinasyonlar, yöntemler (tedaviler) veya kullanimlari üzerinde baska yararli farmakolojik özelliklere sahip olabilir. Önceki teknige ait bilesiklere göre, en azindan bazi düzenlemelerde, formüle (l) ait bilesigin, asagidaki özelliklerden bir veya daha fazlasina sahip olmasi beklenir: - TopikaI/lokal uygulamaya yönelik özellikle uygun olan özellikler sergiler (örnegin topikal/lokal uygulamayi takiben, yüksek hedef doku konsantrasyonlarinin üretilmesi, ancak formüle (I) ait bilesigin düsük plazma veya sistemik konsantrasyonlari ve/veya formüle (I) ait bilesigin, plazma veya sistemik sirkülasyondan hizli temizlenmesi); - intravenöz uygulamayi takiben, daha düsük bir ekstravasküler ekspozür riskine sahiptir (örnegin, formüle (I) ait bilesige yönelik düsük bir hacim dagilimindan dolayi); e seçilen kinazlar ve/veya p38 MAPKoi, p38 MAPKv, Src and p59-HCK gibi bir kinaz paneli ile ilgili olarak üstün kuvvet sergiler; - Olaharsky kinazlara, özellikle GSK3d'ya karsi düsük inhibitör aktivite sergiler veya sergilemez; - Syk kinaza karsi düsük inhibitör aktivite sergiler veya sergilemez; - hücrelerde azaltilmis ß-katenin indüksiyonu ve/veya mitoz inhibisyonu sergiler; - sitokrom P450 süperfamilyasinin üyelerinin, daha az zamana bagli inhibisyon sergiler veya sergilemez; ve/veya - örnegin, bir hastaya uygulandiktan sonra daha az sorunlu (örnegin daha az toksik) metabolitler üretir. DENEYSEL BÖLÜM Burada kullanilan kisaltmalar asagida tanimlanmistir (Tablo 1). Tanimlanmamis herhangi bir kisaltma, genel olarak kabul edilen anlamlarini tasimayi amaçlar. Table 1: Kisaltmalar ACOH glasiyal asetik asit A020 asetik anhidrit Aq aköz b genis BEH etilen köprülü hibrit BINAP 1 ,1'-dinaftiI-2,2'-diamin Boc ten-bütoksikarbonil CSH yüklü yüzey hibriti A kimyasal kayma DCM diklorometan DIAD diizopropil azodikarboksilat DMF N,N-dimetilformamit DMSO dimetil sülfoksit (ES*) elektrosprey iyonizasyonu, pozitif mod (ES') elektrosprey iyonizasyonu, negatif mod EtOAc etil asetat Hunig bazi iPrOAc Pd2(dba)3 etanol saatler heksaflorofosfat N,N- diizopropiletilamin izopropil alkol izopropil asetat protonlu moleküler iyon protondan arindirilmis moleküler iyon asetonitril metanol megahertz dakikalar kütle-yük orani nükleer manyetik rezonans (spektroskopi) tris(dibenziIidenaseton)dipaladyum(O) dörtlü oda sicakligi yüksek performansli sivi kromatografisi doymus kati destekli katyon degisimi (reçine) terI-bütil hücreleri tetrahidrofuran trifloroasetik asit ultra-viyole v-akt murin timom viral onkojen homolog 1 adenozin-5'-trifosfat bronkoalveoler Iavaj sivisi bovin serum albumin kronik obstrüktif akciger hastaligi sitokrom c oksidaz altbirimi II diferansiyel tarama kalorimetrisi dekstran sodyum sülfat Ditiyotretol PMA farklilasmis U-937 hücreleri dinamik buhar sorpsiyonu çift sarmalli RNA enzim bagli immünosorbent deneyi floresan-aktif hücre siniflandirmasi fetal bovin serumu floresan rezonans enerji transferi CSF2: granülosit-makrofaj koloni-uyarici faktör glikojen sentaz kinaz 3ci glikojen sentaz kinaz 3ß Hank'in dengeli tuz çözeltisi hemopoetik hücre kinazi insan rinovirüs inflamatuvar bagirsak hastaligi interselüler adezyon molekülü 1 interferon interlökin 2 interlökin 8 c-Jun N-terminal kinaz keratinosit kemoatraktan mitojen-aktif protein kinazi mitojen-aktif protein kinazi-aktif protein kinazi-2 mitojen-aktif protein kinazi kinaz 4 mitojen-aktif protein kinazi kinaz 6 enfeksiyon çoklugu 3-(4,5-dimetiltiyazoI-2-il)-2,5-difeniltetrazolyum bromür optik yogunluk periferik kan mononükleer hücre Dulbecco'nun fosfat tamponlu salini fitohemaglutinin fosfoinositid 3 kinaz forbol 12-miristat 13-asetat ribonükleik asit RNA etkilesimi respiratuar sinsisyal virüs SDS sodyum dodesil sülfat SMS yüzey ölçüm sistemleri SRC v-src sarkoma (Schmidt-Ruppin A-2) viral onkojen homolog (kus gribi) Syk dalak tirozin kinaz TCID50 %50 doku kültürü enfeksiyöz dozu TGA termogravimetrik analiz TLR3 toIl-benzeri reseptör 3 TNBS 2,4,6-trinitr0benzensülfonik asit TNFoi tümör nekroz faktörü alfa URTI üst solunum yolu enfeksiyonu XPD X-isinlari toz kirinimi XRD X-isinlari kirinimi Kimya Örnekleri Genel Prosedürler Tüm baslangiç materyalleri ve çözücüler, ticari kaynaklardan elde edilmis veya literatür taramasina göre hazirlanmistir. Aksi belirtilmedigi sürece, tüm reaksiyonlar karistirilmistir. Organik çözeltiler, anhidrit magnezyum sülfat üzerinde rutin olarak kurutulmustur. Hidrojenasyonlar, belirtilen kosullar altinda bir Thales H-küp akis reaktörü üzerinde gerçeklestirilmistir. üzerinde belirtilen miktar kullanilarak yapilmistir. SCX, Supelco'dan satin alinmistir ve kullanimdan önce 1M hidroklorik asit ile islem görmüstür. Aksi belirtilmedigi sürece, saflastirilacak olan reaksiyon karisimi, önce MeOH ile seyreltilmistir ve birkaç damla AcOH ile asidik hale getirilmistir. Bu çözelti dogrudan SCX üzerine doldurulmustur ve MeOH ile yikanmistir. Ardindan, istenen malzeme MeOH içinde 0.7 M NHs ile yikanarak ayristirilmistir. Hazirlayici Ters Faz Yüksek Performans/i Sivi Kroma tografisi 215 ve 254 nm'de UV saptamasi kullanilarak, bir Waters X-Select Prep-C18, 5 um, 19x50 mm kolon ile, 10 dakika boyunca %01 v/v formik asit içeren bir HzO-MeCN gradyani ile ayristirilarak veya bir Waters X-Bridge Prep-C18, 5 um, 19x50 mm kolon ile, 10 dakika boyunca %01 amonyum bikarbonat içeren bir H20-MeCN gradyani ile ayristirilarak gerçeklestirilmistir. Analitik Yöntemler Ters Faz Yüksek Performans/i Sivi Kromatografisi 4.5 mL dakika'1, 4 dakika boyunca, %01 v/v formik asit içeren bir HzO-MeCN gradyani ile 254 nm'de UV saptamasi kullanilarak ayristirilmistir. Gradyan bilgisi: 0-3.00 dakika, akis orani 2.5 mL dakika`1'e düsürülmüstür. 4.5 mL dakika'l, 254 nm'de UV saptamasi kullanilarak 4 dakika boyunca 10 mM amonyum bikarbonat içeren bir H20-MeCN gradyani ile ayristirilmistir. Gradyan bilgisi: 1H NMR Spektroskopisi 1H NMR spektrumlari, referans olarak, artigi dötoryumlanmamis çözücü kullanilarak 400 MHz'de bir Bruker Avance III spektrometresinde elde edilmistir ve aksi belirtilmedigi sürece DMSO-ds'da çalistirilmistir. Örnekler il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1 -il)ü re Ara ürün A: 3-tert-Bütil-1-p-tolil-1H-pirazoI-5-amin H7N`NH Nc/Y'Bu i) g mmol) eklenmistir. Ortaya çikan karisim reflükste bir gece karistirilmistir. Reaksiyon karisimi oda sicakligina sogutulmustur ve vakum ile orijinal hacmin yaklasik 1/3"üne konsantre edilmistir. Reaksiyon karisimi akabinde buz banyosunda sogutulmustur ve 6M aköz NaOH ile yaklasik pH 8-9'a getirilmistir. Reaksiyon karisimi, dietil eter ( ile özütlenmistir ve organik faz, magnezyum sülfat üzerinde kurutulmadan ve turuncu katiyi elde etmek üzere vakum ile konsantre edilmeden önce su (2 x ile yikanmistir. Kati, izo-hekzan içinde süspanse edilmistir ve sogutulmadan ve soluk kahverengi kati (76.5 9, %52) olarak alt basliktaki bilesigi 3-tert-bütiI-1-p-toliI-1H- pirazoI-5-amin vermek üzere sicakken filtrelenmeden önce reflükste 2.5 saat Ara ürün B: Fenil (3-(tert-bütil)-1-(p-tolil)-1H-pirazol-5-il)karbamat 2 PhOC(O)CI N H Nazcog, H20,iPr0Ac Izopropil asetat ( mmol) eklenmistir ve ortaya çikan karisim, ortam sicakliginda bir gece karistirilmistir. Reaksiyon karisimi su ( ile seyreltilmistir, katmanlar ayrilmistir ve organikler, su (2 x 80 mL), tuzlu su (80 mL) ile yikanmistir, kurutulmustur (MgSO4) ve vakum ile konsantre edilmistir. Ortaya çikan sari kati, %10 eter/izo-hekzan ( içinde süspanse edilmistir ve homojen bir süspansiyon elde edilene kadar karistirilmistir. Kati, filtrasyon ile toplanmistir ve beyaz toz (27.3 9, %88) olarak alt basliktaki bilesigi fenil (3-(tert-bütiI)-1-(p-toliI)-1H-pirazoI-S-il)karbamat vermek üzere izo-hekzan ile yikanmistir; Rt , (1H, 5). Ara ürün C: tert-Bütil (4-((2-kloropiridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)karbamat 57`i& 4;' `N Asetonitril ( ve tert-bütil g, 231 mmol) eklenmistir ve ortaya çikan karisim 55°C'ye isitilmistir. 16 saat sonra reaksiyon karisimi DCM ( içindeki %30 MeOH ile seyreltilmistir. Katmanlar ayrilmistir ve aköz katman, bir miktarda daha DCM (2 x içindeki konsantre edilmistir. Ham ürün, MeOH ( ile tritüre edilmistir, yaklasik 5 dakika sonike edilmistir ve 1 gün boyunca sulu karisim haline getirilmistir. Ortaya çikan kati, filtrasyon ile toplanmistir ve sari kati (43 g, %70) olarak alt basliktaki bilesigi tert-bütil (4-((2-kloropiridin-4-il)metoksi)naftalen-1-iI)karbamat vermek üzere MeOH (2 x 10 mL) Ara ürün D (korunmus): tert-Bütil (4-((2-((6-etilpirazin-2-il)amino)piridin-4- il)metoksi)naftalen-1 -iI)karbamat Pd (dbahi' BINAP /E A7/ \ i cano." î4.-oioksan / ON" `NL 1,4-dioksan (15 mL) içindeki tert-bütil (4-((2-kloropiridin-4-il)met0ksi)naftalen-1- mmol) ve sezyum karbonat (1333 mg, 4.09 mmol) karisimi nitrojen ile 5 dakika saat karistirilmistir. Reaksiyon karisimi sogutulmustur ve oda sicakliginda 16 saat karistirilmistir, akabinde %10 MeOH/DCM (25 mL) ile seyreltilmistir ve Celite pedinden filtrelenmistir, ek %10 MeOH/DCM (15 mL) ile yikanmistir. Solvent vakum ile uzaklastirilmistir ve ham ürün, MeOH (15 mL) ile kombine edilmistir ve 3 saat sulu karisim haline getirilmistir. Tekrar ortaya çikan turuncu kati, filtrasyon ile izole edilmistir, akabinde MeOH/EtOH (5 mL) solüsyonu ile kombine edilmistir ve 72 saat karistirilmistir. Ortaya çikan turuncu kati, filtrasyon ile izole edilmistir, akabinde aseton (20 mL) eklenmistir ve karisim 2 saat sulu karisim haline getirilmistir. Kalinti kati filtrelenmistir ve filtrat, alt basliktaki bilesigi tert-bütil (4-((2-((6-etilpirazin-2- il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)karbamat (360 mg, %27) vermek üere buharlastirilmistir; R1 2.6 dakika (Yöntem 2); m/z ; 1H NMR 6: , Ara ürün D: N-(4-(((4-aminonaftalen-1-iI)0ksi)metil)piridin-2-il)-6-etilpirazin-2-amin TFA ( içindeki tert-bütil (4-((2-((6-etilpirazin-2- il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)karbamat (Ara ürün D (korunmus)) (360 mg, 0.763 mmol) solüsyonuna eklenmistir ve reaksiyon karisimi oda sicakliginda 4 saat karistirilmistir, akabinde vakum ile konsantre edilmistir. Kalinti, doymus sodyum hidrojenkarbonat solüsyonu ile kombine edilmistir ve oda sicakliginda 16 saat karistirilmistir. Kati filtrelenmistir, asetonitril ile yikanmistir ve bej kati (200 mg, %69) olarak alt basliktaki bilesigi N-(4-(((4-aminonaftalen-1-il)oksi)metil)piridin-2-il)-6- etilpirazin-2-amin vermek üzere vakum altinda kurutulmustur; Rt 2.14 dakika (Yöntem 2); m/z , 5.18-5.24 (4H, örtüsen 1 N' `~ Trietilamin (-1- 0.250 mmol) solüsyonuna eklenmistir. Reaksiyon karisimi 40°C'de 40 dakika karistirilmistir, akabinde ODA SICAKLIGINA sogutulmustur ve 3 gün karistirilmistir ve vakum ile konsantre edilmistir. Ham ürün, beyazimsi-kahverengi katiyi vermek üzere silika jel kromatografisi (12 g kolon, DCM içinde %0 ila 5 MeOH) ile saflastirilmistir. 1H-pirazol-S-il)-3-(4-((2-((6-etilpirazin-2-il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1 -il)ü re elde etmek üzere preparatif HPLC (Gilson, Asidik (%0.1 Formik asit), Asidik, Waters X- saflastirilmistir; Rt 2.26 dakika (Yöntem 1); m/z ; 1H il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-iI)üre (farkli parti) il)met0ksi)naftalen-1-il)üre (10.0 9), 22°C'de asetonitril ( içinde karistirilmistir. Heterojen karisim, 3°C/dakikalik bir oranda reflüks sicakligina iIitiImistir ve reflüks, 2.5 saat muhafaza edilmistir. Karisim, kristalin 1-(3-(terI-bütiI)-1-(p-toIiI)-1H-pirazoI-5-iI)-3- tohumlanmistir. Karisim, 18 saatte 20°C'ye lineer olarak sogutulmustur, tekrar reflüks sicakligina isitilmistir ve 2 saat reflükse edilmistir, akabinde 18 saatte 22°C'ye lineer olarak sogutulmustur. Kati ürün filtrelenmistir, asetonitril (77 mL) ile yikanmistir ve 1-(3- kurutulmustur. il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre maleat (Form 2) Ara ürün C: tert-Bütil (4-((2-kloropiridin-4-il)met0ksi)naftalen-1-il)karbamat KAÄV C' @ONU t3(›(,HN/`\//'^\i K CO ' BoctwlN/\"///\l` xy Mtec& \\/ Asetonitril ( içine eklenmistir ve karisim 20°C`de karistirilmistir. teri-Bütil (4-hidroksinaftalen-1-il)karbamat (90.8 9) karisima eklenmistir, akabinde potasyum karbonat (72.6 9) eklenmistir. Heterojen karisim, 1.0 K/dakikalik oranda 55°Ciye ilitilmistir. Karisim 55°C'de 16 sat karistirilmistir, akabinde reaksiyon karisimi 22°Ciye sogutulmustur. Su ( 30 dakikada eklenmistir ve karisim 22°C'de 30 dakika karistirilmistir. Çökelti filtrelenmistir ve 200 mL su ile iki kez yikanmistir. Ürün, teri-bati! üzere 50°C'de 20 saat vakum ile kurutulmustur. Ara ürün D (korunmus): tert-Bütil (4-((2-((6-etilpirazin-2-il)amino)piridin-4- il)metoksi)naftalen-1-il)karbamat NONC( HQN N &CNN `NI/V 8:›an |' _-- Boom/û (ac-BINA? 052C03 dioksan Dioksan (karbamat (Ara ürün C) (9.6 9) içine eklenmistir ve karisim 20°C'de karistirilmistir. Sezyum karbonat (2 karisima eklenmistir. Argon, reaksiyon karisimina temizlenmistir. esdeger, 1.56 9) reaksiyon karisimina eklenmistir. Karisim 20°C'de 15 dakika daha karistirilmistir. Karisim, 1.5 K/dakikalik bir oranda 90°C'ye isitilmistir, akabinde 90°C'de 12 saat karistirilmistir. Karisim 20°C'ye sogutulmustur ve karistirma islemi 6 saat daha devam ettirilmistir. Heterojen karisim Celite üzerinden filtrelenmistir ve filtre, dioksan (iki kez 5 mL) ile yikanmistir. Filtrat, 20 mbar ve 50°C'de vakum ile konsantre edilmistir. Kalinti, etanol ( içinde çözülmüstür. Kendiliginden kristalizasyon meydana gelmistir. Heterojen karisim 22°C'de 3 saat karistirilmistir. Çökelti filtrelenmistir ve etanol (10 mL) ile yikanmistir. Ürün, teri-bütil (4-((2-((6-etilpirazin-2- 50°C'de 20 saat vakum ile kurutulmustur. Ara ürün D: N-(4-(((4-aminoriaftalen-1-iI)oksi)metil)piridin-2-iI)-6-etilpirazin-2-amin (tbl/(I \ ::kb-JM WSG. &ONE/"MM BMW" _ &NAS alici: NH4CH Asetonitril (piridin-4- il)met0ksi)naftalen-1-il)karbamat (Ara ürün D (korunmus)) (10.5 9) içine eklenmistir ve heterojen karisim 20°C'de karistirilmistir. Sülfürik asit (4.5 esdeger, , 20°C'de 2 saatte eklenmistir. Heterojen karisim 20°C'de 2 saat daha karistirilmistir. Aköz amonyak (10 esdeger, 17 mL) reaksiyon karisimina 15 dakikada eklenmistir ve sicaklik, sogutma ile 20°C'de tutulmustur. Su ( heterojen karisima 20°Clde 5 dakikada eklenmistir. 20°C'de 30 dakika karistirildiktan sonra karisim 5°C'ye sogutulmustur ve 5°Clde 2 saat daha karistirilmistir. Çökelti filtrelenmistir ve su ( ile yikanmistir. Ürün, N-(4-(((4-amin0naftalen-1- saat vakum ile kurutulmustur. il)metoksi)naftalen-1-il)üre 1;?? i /Qs 2-metiltetrahidr0furan (-6- etilpirazin-2-amin (Ara ürün D) (41.3 9) içine eklenmistir ve karisim 20°C'de karistirilmistir. Fenil (3-(tert-bütiI)-1-(p-tolil)-1H-pirazoI-S-il)karbamat (1.2 esdeger, 51.3 9) karisima eklenmistir. Trietilamin (0.25 esdeger, eklenmistir ve karisim °C`de 10 dakika daha karistirilmistir. Heterojen reaksiyon karisimi 30 dakikada sonra karisim homojen hale gelmistir ve kristalin 1-(3-(tert-bütiI)-1-(p-t0IiI)-1H-pirazoI-5- il)-3-(4-((2-((6-etilpirazin-2-il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-iI)üre (60 mg) ile tohumlanmistir. Reaksiyon karisimi 20°C'ye sogutulmustur ve 16 saat daha karistirilmistir. Olusan çökelti filtrelenmistir ve 2-metiltetrahidrofuran ( ile vakum ile 18 saat kurutulmustur. il)metoksi)naftalen-1-il)üre maleat (Form 2) ii i` ANI .f l- . l` ^{. ^ N "HÃ rk :- ~s .z . e.` ' i: IN:) z-ßiiL-rm i S -- |[ F:: 2-Butan0n (-3-(4-((2-((6-etiIpirazin-2- karistirilmistir. Heterojen karisim 65°C`ye ilitilmistir ve homojen bir solüsyon haline gelmistir. SilicaMetS Tiyol (metal tutucu) (5.55 9) eklenmistir ve karisim 65°C'de 30 dakika karistirilmistir. Norit A Supra (aktif kömür) (5.55 9) eklenmistir ve karisim 65°C'de 20 dakika daha karistirilmistir. Karisim Celite üzerinden ilik olarak filtrelenmistir. Filtrat, ilik 2-butanon ( ile yikanmistir. 2-Butanon ( filtrata eklenmistir ve karistirilirken 60°C'ye getirilmistir. Maleik asit (1.0 esdeger, 20.56 9), 2-butan0n ( içinde çözülmüstür. Maleik asit etilpirazin-2-il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre solüsyonuna eklenmistir. %10 maleik asit solüsyonu eklendikten sonra karisim, kristalin 1-(3-(tert-bütiI)-1-(p-toliI)-1 H- (Form 2) ile tohumlanmistir. Karisim, 60°C'de 1 saat karistirilarak bekletilmistir, akabinde 6 saatte 2.3'Iük bir eksponent ile lineer olmayan bir sekilde 5°C'ye sogutulmustur. Çökelti filtrelenmistir ve 2-butanon ( ile iki kez yikanmistir. 45°C`de 20 saat vakum ile kurutulmustur. il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre maleat (Form 2) (farkli parti) 2-Butan0n (-3-(4-((2-((6-etilpirazin-2- il)amin0)piridin-4-il)met0ksi)naftalen-1-il)üre (7.50 9) içine eklenmistir ve karisim karistirilmistir. Karisim, 20 dakikada 60°C'ye ilitilmistir. 2-butan0n (12 mL) içindeki maleik asit (1.39 9) solüsyonu, 5 dakikada karisima eklenmistir. Maleik asit solüsyonunun yaklasik yarisinin eklenmesinden sonra kendiliginden kristalizasyon meydana gelmistir. Karisim 60°C'de 30 dakika karistirilmistir, akabinde eksponansiyel artis (eksponent = 2.3) ile 6 saatte 5°C`ye sogutulmustur, akabinde 5°C'de 30 dakika karistirilmistir, akabinde 30 dakikada 65°C'ye isitilmistir, akabinde 65°C'de 30 dakika karistirilmistir, akabinde eksponansiyel artis (eksponent = 2.3) ile 6 saatte 5°Ciye sogutulmustur, akabinde 5°C'de 30 dakika karistirilmistir, akabinde 30 dakikada 65°C'ye isitilmistir, akabinde 65°C'de 30 dakika karistirilmistir, akabinde eksponansiyel artis (eksponent = 2.3) ile 6 saatte 5°C`ye sogutulmustur. Ürün filtrelenmistir ve 2-butan0n (50 mL) ile iki kez yikanmistir, akabinde 1-(3-(tert-bütiI)-1- il)üre maleat (Form 2) (7.0 9) elde etmek üzere 45°C'de vakum ile kurutulmustur. il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre maleat (Form 1) il)metoksi)naftalen-1-il)üre maleat (15 mg), 50°Clde THF (100 hacim) içinde çözülmüstür ve sicaklik, 24 saatte (her sicaklikta 4 saat) 50°C ile oda sicakligi arasinda degistirilmistir. Solüsyon, 24 saat buzdolabinda bekletilmistir. akabinde kati materyal (Form 1) izole edilmistir. il)amino)piridin-4-il)metoksi)riaftalen-1-il)üre maleat (Form 1) (farkli parti) il)metoksi)naftalen-1-il)üre, 50°C'de THF (40 hacim) içinde çözülmüstür ve 1 esdeger maleik asit eklenmistir. Numune, ODA SICAKLIGI ile 50°C (her sicaklikta 4 saat) arasinda 2 gün boyunca olgunlasmaya birakilmistir. Kati materyal (Form 1) izole edilmistir. Örnek 3: mikronize partiler etilpirazin-Z-il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre il)amin0)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre, Örnek 1B'den elde edilen materyalin, Hosokawa Alpine Spiral Jet Degirmen 50 AS (5 cm) mikronizasyon cihazinda (basinç 1.0 bar) (manüel besleme) mikronize edilmesi yoluyla hazirlanmistir. Malvern Mastersizer 20008 (su/Tween80 içinde dispersiyon, %0.1w/v) kullanilarak lazer difraksiyon ile belirlenen partikül boyutu hacim parametreleri asagidaki tabloda verilmektedir: th O (mikron) Dv50 (mikron) Dv90 (mikron) etilpirazin-Z-il)amino)piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre maleat Form 2 piridin-4-il)metoksi)naftalen-1-il)üre maleat (Form 2), Örnek ZByden elde edilen materyalin, Hosokawa Alpine Spiral Jet Degirmen 50 AS (5 cm) mikronizasyon cihazinda (basinç 1.0 bar) (manüel besleme) mikronize edilmesi yoluyla hazirlanmistir. Giris ve çikis materyaline yönelik Malvern Mastersizer 20008 (su/Tween80 içinde dispersiyon, %0.1w/v) kullanilarak lazer difraksiyon ile belirlenen partikül boyutu hacim parametreleri asagidaki tabloda verilmektedir: Giris materyali (Örnek 28) 3 9 128 Çikis materyali (Örnek SB) 1.21 2.18 4.00 Örnek 4: Inhalasyon için uygun maleat (Form 2) ve serbest baz olarak 1-(3-(tert- bütil)-1 -(p-toliI)-1 H-pirazol-5-iI)-3-(4-((2-((6-etilpirazin-2-il)amino)piridin-4- il)metoksi)naftalen-1-il)üre içeren Iaktoz içeren bilesimler Bilesimler, asagidaki sekilde içerik maddelerinin karistirilmasi yoluyla hazirlanmistir: Örnek Aktif içerik maddesi (Örnek 3B) Laktoz (maleat (Form 2), mikronize) 4a 75mg 4b 75mg 40 75mg Örnek Aktif içerik maddesi (Örnek 3A) (serbest baz formu, mikronize)** 4d 10ug 4e 10ug 4f 100ug Örnek Aküf içerik maddesi (maleat (Form 2), mikronize) 49 10u9 4h 10ug 4i 100ug monohidrat* Laktoz monohidrat* (Örnek 3B) Laktoz monohidrat* Magnezyum Magnezyum Magnezyum *Lactohale LH200 **Kaynakz Peter Greven (Kademe: Ligamed MF-2V; bitkisel Örnek 5: Karakterizasyon ve stabilite testi Aktif içerik maddesinin fiziksel karakterizasyonu K_izilötesi sgektromegri (IR) - Mikro Atenüe Toplam Yansima (mikroA TR) Numuneler, uygun mikroATR donanimi kullanilarak analiz edilmistir. taramalarin sayisi: 32 rezolüsyon: 1 cm'1 dalga boyu araligi: 4000 ila 400 cm'1 aparat: Thermo Nexus 670 FTIR spektrometresi detektör: KBr pencereleri olan DTGS isin bölücü: KBr üzerinde Ge mikro ATR donanimi: Si kristal içeren Harrick Split Pea Sekil 1'de gösterilen, Örnek 2A materyalinin numunesine ait bir IR spektrumu, maleat tuzu olarak Örnek 1'deki moleküler yapinin titresim modlarini yansitir. Form 2 materyali üzerindeki toz X-isini kirinimi (XPD) analizi, PANanalytical (Philips) X'PertPRO MPD difraktometre üzerinde gerçeklestirilmistir. Bu alet, Cu LFF X-isini tüpüne sahiptir. Bilesik, sifir arka plan numune tutucu üzerine yayilmistir. Alet parametreleri: jeneratör voltaji: 45 W jeneratör amperi: 40 mA geometri: Bragg-Brentano asama: döndürücü asamasi Ölçüm kosullari: tarama modu: sürekli tarama araligi: 3 ila 50° 29 adim boyutu: sayim süresi: döndürücü devir süresi: radyasyon türü: Gelen isin yolu: program. yönlendirici yarik: Soller yarik: isin maskesi: saçilim önleyici yarik: isin biçagi: saniye/adim 1 saniye Kirinimli isin yolu: mm Uzun saçilim önleyici kalkan:+ 0.04 rad Soller yarik: 0.04 rad mm Ni filtresi: + 1° detektör: X'Celerator Form 1 materyali üzerindeki toz X-isini kirinim (XPD) analizi, Bruker AXS CZ GADDS difraktometresi üzerinde gerçeklestirilmistir. Bilesik, cam lam üzerinde hafifçe bastirilmistir. Alet parametreleri: jeneratör voltaji: jeneratör amperi: geometri: Ölçüm kosullari: tarama modu: tarama araligi: adim boyutu: sayim süresi: radyasyon tü rü: yansima (=Bragg-Brentan0) otomatik XYZ asamasi sürekli 3 ila 30° 20 120 saniye detektör: HiStar 2-boyutlu 0.3 mm'lik tek delikli kolimatör ile bagli olan tek Göbel çok katmanli ayna. Sekil 2`de gösterilen, Örnek 2A materyalinin numunesinin toz XRD yapisi, bir halo varliginin olmadigi durumdaki kirinim piklerini gösterir, bu da bilesigin. kristalin bir ürün olarak bulundugunu gösterir. Bu XRD yapisi, kristalin polimort Form 2'nin karakteristigidir. Sekil 3'te gösterilen, Örnek 2D materyalinin numunesinin toz XRD yapisi, bir halo varliginin olmadigi durumdaki kirinim piklerini gösterir, bu da bilesigin, kristalin bir ürün olarak bulundugunu gösterir. Bu XRD yapisi, kristalin polimorf Form 1'in karakteristigidir. Diferansiyel tarama/i kalorimetri (DSC) Yaklasik 3 mg test bilesigi, standart bir alüminyum TA-lnstruments numune kabi içine transfer edilmistir. Numune kabi, uygun bir kapak ile kapatilmistir ve DSC egrisi, RCS sogutma birimi bulunan TA-Instruments QiOOO MTDSC cihazinda kaydedilmistir. Asagidaki parametreler kullanilmistir: baslangiç sicakligi: 25°C isitma orani: 10°C/dakika nihai sicaklik: 300°C Sekil 4'te gösterilen, Örnek 2A materyali numunesinin DSC egrisi, yaklasik 198.6°C'de (Form 2) ürünün parçalanmasi ile erimeyi ortaya çikarir. Test bilesigi, alüminyum numune kabina transfer edilmistir. Termogravimetrik egri, TA kullanilmistir: baslangiç sicakligi: oda sicakligi isitma orani: 20°C/dakika rezolüsyon faktörü: 4 nihai kosul: 300°C veya <80[%(w/w)] Örnek 2A materyali numunesinin TGA grafigi, Sekil 5'te gösterilir. Sicaklik bölgesinde oda sicakligindan 175°C'ye kadar hiçbir agirlik kaybi kaydedilmemistir. 175°C üzerindeki agirlik kaybi, ürünün buharlasmasindan ve parçalanmasindan kaynaklanir. Yaklasik 20 mg test bilesigi, SMS dinamik buhar sorpsiyonuna transfer edilmistir ve °C`de atmosferik neme göre agirlik degisimi kaydedilmistir. Asagidaki parametreler kullanilmistir: kurutma: kuru nitrojen altinda 60 dakika denge: 60 dakika/Adim. RH (%) ölçüm noktalari: DVS testi, Örnek 2A materyaline ait bir numune üzerinde gerçeklestirilmistir (bakiniz Sekiller 6 ve 7). Baslangiçtaki kurutma adimi esnasinda %0.3`lük bir agirlik kaybi kaydedilmistir. Ürün, higroskopik gibi gözükmemistir. DVS sonrasinda ürün, XRD ve IR ile incelenmistir ve test sonrasi gibi test öncesinde de ayni kati hal formunda kalmistir (veriler gösterilmemistir). Tuz ayrismasina yönelik bir belirti gözlenmemistir. Taramali Elektron Mikroskopisi (sm SEM deneyleri için veriler, Phenom Pro Taramali Elektron Mikroskopunda toplanmistir. Az miktarda numune, iletken çift tarafli yapiskan bant kullanilarak alüminyum bir tabla üzerine monte edilmistir. Ince bir altin katmani, püskürtmeli kaplayici (20 mA, 120 saniye) kullanilarak uygulanmistir. Bulus bilesiginin maleat tuzunun Form 1 ve Form 2 materyalinin numuneleri, SEM ile incelenmistir. Form 1 ürünü, igne benzeri bir morfolojiye sahiptir. Form 2 ürünü, plaka benzeri bir morfolojiye sahiptir. Form 2'nin plaka benzeri morfolojisi, inhale bir ürünün hazirlanisi için Form 1`in igne benzeri morfolojisinden daha uygundur. Aktif içerik maddesinin fiziksel karakterizasyon sonuçlarinin kisa açiklamasi Test edilen materyal, XRD'ye göre kristalin bazlidir ve yaklasik 198.6"C'de parçalanma ile erir. TGA ile oda sicakligi ve 175°C arasinda agirlik kaybi gözlenmemistir. Materyal higroskopik degilmis gibi gözükmektedir. Tuzun kati hal dönüsümüne veya ayrismasina iliskin kanit yoktur. Bu özellikler, formül (I) bilesigi maleat tuzunun aday ilaç olarak uygunlugunu dogrular. Mikronize formdaki aktif içerik maddesinin fiziksel karakterizasyonu Örnek SB materyalinin numunesi, yukarida Örnek 2A materyali için açiklanana benzer sekilde lR, toz XRD, DSC, TGA ve DVS ile arastirilmistir. IR ve toz XRD sonuçlari büyük ölçüde aynidir (veriler gösterilmemistir). Test edilen materyal, XRD'ye göre kristalin bazlidir ve DSC'ye göre yaklasik 194.6°C'de parçalanma ile erir. Materyal, higrosopik degilmis gibi gözükmektedir (veriler gösterilmemistir). Tuzun kati hal dönüsümüne veya ayrismasina iliskin kanit yoktur (veriler gösterilmemistir). Bu özellikler, mikronize formda formül (I) bilesigi maleat tuzunun aday ilaç olarak uygunlugunu dogrular. Fiziksel stabilite testi- laktoz karisimlarinin stabilitesi 50°C/%80 RH ve 50°C/ambiyant RH kosullari altinda saklanmistir. XRD yapilari ve IR spektrumlari, sifir zamaninda ve üç zaman noktasinda elde edilmistir (test parametreleri, yukaridaki aktif içerik maddesi karakterizasyonu için açiklanan ile aynidir). XRD yapilari veya IR spektrumlarinda, sifir zamani ile zaman noktalarindan herhangi biri arasinda ilgili hiçbir farklilik gözlenmemistir (veriler gösterilmemistir). Tuzun kati hal formu degisiklikleri veya ayrismasi gözlenmemistir. Kimyasal stabilite testi- aktif içerik maddesi ve karisimlarin stabilitesi Parçalanmgnm tayinine yönelik UPl__C Yöntemi Numuneler, 10 mL'Iik bir sise içinde solvent karisimi (DMSO/su 80:20) (7 mL) ile özütlenmistir. UPLC kromatografisi, asagidaki parametreler kullanilarak gerçeklesti rilmistir: Kolon Sicakligi: 30°C Oto Numuneleme cihazi Sicakligi: 5°C Akis Orani: 0.40 mL /dakika Mobil Faz: Solvent A: su içinde 10 mM amonyum asetat (0.771 g/L) + %0.1 v/v triflorasetik asit Solvent B: asetonitriI/izopropil alkol 70:30 (v/v) Gradyan: Enjeksiyon hacmi: 5 uL Dalga boyu: 200 ile 400 nm arasinda tarama Içerik homojenligi hesaplamalari için kullanilan dalga boyu: 334.0 nm saklanmistir. Parçalanma, sifir zamaninda ve 7, 14 ve 30 gün zaman noktalarinda UPLC ile ölçülmüstür ve sonuçlar, Sekil 8, plakalar A ila F'de gösterilir. Aktif içerik maddesinin maleat tuzu, Form 2'sini içeren bilesimlere yönelik toplam parçalanma yüzdesi her zaman için, aktif içerik maddesinin serbest bazini içeren esdeger bilesimlerinkinden daha düsüktür, bu da maleat tuzu, Form 2'nin, bu formülasyonlarda daha stabil oldugunu gösterir. Aktif içerik maddesinin maleat tuzu, Form 2'sini daha yüksek konsantrasyonda içeren bilesimlere yönelik toplam parçalanma yüzdesi, bu formülasyonlarda aktif içerik maddesinin maleat tuzu, Form 2'sini daha düsük konsantrasyonda içeren bilesimlerinkinden daha düsüktür. ve 80°C/%50RH kosullari altinda saklandigi Örnek 18 ve Örnek 28 materyali (yani mikronize olmayan ve karistirilmamis materyal) üzerinde yapilan benzer çalismalarda nitel olarak benzer sonuçlar elde edilmistir, yani maleat tuzuna yönelik toplam parçalanma yüzdesi her zaman için serbest bazinkinden daha düsüktür (veriler gösterilmemistir). Bu sonuçlardan, bulus bilesiginin maleat tuzunun, serbest baz formundan kimyasal olarak daha stabil oldugu (tek basina ve laktoz ile kombinasyon halinde) görülür. Örnek 6: Biyolojik test Biyolojik teste yönelik deney yöntemleri Enzim Inhibisyon Analizleri Burada açiklanan bilesigin enzim inhibitör aktiviteleri, verici ve alici floroforlar (Z-LYTE, Life Technologies, Paisley, BK) ile etiketlenen sentetik peptitler kullanilarak FRET ile belirlenmistir. p38 MAPKa Enzim Inhibisyonu Bulus bilesiginin p38 MAPKci izoformuna (MAPK14: Life Technologies) karsi inhibitör aktiviteleri, p38 MAPKoi asagi akis molekülü olan MAPKAP-K2'nin hedef peptidinin aktivasyon/fosforilasyon seviyesinin belirlenmesi ile dolayli yoldan degerlendirilmistir. ug/mL) ile oda sicakliginda 2 saat inkübe edilmistir. FRET peptitleri (8 uM, ve p ve uygun ATP solüsyonu ( akabinde enzim/bilesik karisimina eklenmistir ve oda sicakliginda 1 saat inkübe edilmistir. Gelistirme reaktifi (proteaz, 5 uL), floresans mikro plaka okuyucuda (EnVision, Perkin Elmer, Waltham, MA, AB) tayinden 1 saat önce eklenmistir. p38 MAPKV Enzim Inhibisyonu Bulus bilesiginin p38MAPKv'ya (MAPK12: Life Technologies) karsi inhibitör aktiviteleri, hedef peptidin aktivasyon/fosforilasyon seviyesinin belirlenmesi ile degerlendirilmistir. uygun ATP solüsyonu ( akabinde enzim/bilesik karisimlarina eklenmistir ve oda sicakliginda 1 saat inkübe edilmistir. Gelistirme reaktifi (proteaz, 5 uL), floresans mikro plaka okuyucuda (EnVision, Perkin Elmer) tayinden 1 saat önce eklenmistir. Hck, c-Src ve Syk Eizim Inhibisyong Bulus bilesiginin Hck, c-Src ve Syk enzimlerine (Life Technologies) karsi inhibitör aktiviteleri, yukarida açiklanana benzer sekilde degerlendirilmistir. Ilgili enzim (sirasiyla veya 0.0012 ug/mL, her birinden ile oda sicakliginda 2 saat inkübe edilmistir. FRET peptitleri (8 uM, ve uygun ATP solüsyonlari (2.5 uL, c-Src için800 |JM ve HCK ve Syk için 60 uM ATP) akabinde enzim/bilesik karisimlarina eklenmistir ve oda sicakliginda 1 saat inkübe edilmistir. Gelistirme reaktifi (proteaz, 5 uL), floresans mikro plaka okuyucuda (EnVision, Perkin Elmer) tayinden 1 saat önce eklenmistir. GSK 3a Enzim Inhipi'syong Bulus bilesiginin GSK 30 enzim izoformuna (Life Technologies) karsi inhibitör aktiviteleri, yukarida açiklanana benzer sekilde degerlendirilmistir. GSK30i proteini (500 sicakliginda 2 saat inkübe edilmistir. GSKßa'ya yönelik fosforilasyon hedefi olan FRET peptidi (8 uM, akabinde enzim/bilesik karisimina eklenmistir ve ortaya çikan karisim, oda sicakliginda 1 saat inkübe edilmistir. Gelistirme reaktifi (proteaz, 5 uL), floresans mikro plaka okuyucuda (EnVision, Perkin Elmer) tayinden 1 saat önce eklenmistir. Tüm durumlarda bölge spesifik proteaz, sadece fosforilenmemis peptidi klevaj eder ve FRET sinyalini ortadan kaldirir. Her reaksiyonun fosforilasyon seviyeleri, floresin emisyonuna (alici) göre kumarin emisyonunun (verici) orani kullanilarak hesaplanmistir, düsük oranlar yüksek fosforilasyonu gösterir ve yüksek oranlar, düsük fosforilasyon seviyelerini gösterir. Her reaksiyonun inhibisyon yüzdesii inhibe edilmemis kontrole göre hesaplanmistir ve %50 inhibitör konsantrasyon (le0 degeri), konsantrasyon-yanit egrisinden hesaplanmistir. Hücresel Analizler (Örneklerde kullanilmistir) Mevcut bulusa ait bilesigi degerlendirmek üzere asagidaki hücresel analizler kullanilmistir ve sonuçlar, asagida verilmistir. d-U937 Hücrelerinde LPS-indüklenmis TNFaI IL-8 Salinimi 200 ng / mL) ile inkübasyon yoluyla makrofaj-tipi hücrelere ayristirilmistir. Hücreler, 2 saat boyunca test bilesiginin nihai konsantrasyonlari ile önceden inkübe edilmistir ve daha sonra 4 saat boyunca, LPS (0.1 pg/mL; E. Coli: 0111: B4, Sigma) ile uyarilmistir. Süpernatan, sandviç ELISA (Duo-set, R&D systems) ile TNFor ve IL-8 konsantrasyonlarinin belirlenmesine yönelik toplanmistir. TNFoi üretiminin inhibisyonu, araç kontrolüne karsi kiyaslanarak, her bir test bilesigi konsantrasyonunda 10 ug/mL BIRB796 araciligiyla elde edilenin yüzdesi olarak hesaplanmistir. Nispi %50 etkili konsantrasyon (RECso), sonuçtaki konsantrasyon-tepki egrisinden belirlenmistir. lL-8 üretiminin inhibisyonu, her bir test bilesigi konsantrasyonunda, araç kontrolü ile karsilastirilarak hesaplanmistir. %50 inhibitör konsantrasyon (IC50), sonuçtaki konsantrasyon-tepki egrisinden belirlenmistir. BEASZB Hücrelerinde Poli I:C-indüklenmis !CAM-1 Ekspresyonu Poli I:C, bu çalismalarda basit bir RNA virüsü mimigi olarak kullanilmistir. Poli I:C- Oligofektamin karisimi (%2 Oligofektamin ± 1 ug/mL Poli I:C, 25 pL; sirasiyla Life Technologies and lnvivogen Ltd., San Diego, CA), BEASZB hücrelerine (Insan bronsiyal epitel hücreleri, ATCC) transfekte edilmistir. Hücreler, 2 saat boyunca nihai test konsantrasyonlari ile önceden inkübe edilmistir ve hücre yüzeyi üzerindeki ICAM-1 ekspresyon seviyesi, hücre-bazli ELISA tarafindan belirlenmistir. Poli I:C transfeksiyonundan 18 saat sonra, hücreler PBS ( içinde %4 formaldehit ile yerlestirilmistir ve daha sonra, %0.1 sodyum azid ve %1 hidrojen peroksit içeren yikama tamponu ( ilavesi araciligiyla endojen peroksidaz sönümlenmistir. Hücreler yikama tamponu (3 x ile yikanmistir. 1 saat boyunca PBS-Tween ( içinde %5'Iik süt ile gözleri bloke ettikten sonra, hücreler, 4°C'de gece boyunca %1 BSA PBS içinde anti-insan ICAM-1 antikoru (50 pL; Cell Signaling Technology, Danvers, MA) ile inkübe edilmistir. Hücreler PBS-Tween (3 x ile yikanmistir ve sekonder antikor (100 pL; HRP- konjuge edilmis anti-tavsan IgG, Dako Ltd., Glostrup, Danimarka) ile inkübe edilmistir. Hücreler daha sonra 2-20 dakika boyunca substrat (50 uL) ile inkübe edilmistir, ardindan durdurma çözeltisi (50 uL, 1N H2804) ilave edilmistir. ICAM-1 sinyali, bir spektrofotometre kullanilarak 655 nm'lik bir referans dalga boyuna karsi 450 nm'de absorbans okunmasi araciligiyla tespit edilmistir. Hücreler, daha sonra, PBS-Tween (3 x ile yikanmistir ve her gözde toplam hücre sayisi, Kristal Viyole boyama (PBS içinde %2'lik bir çözeltinin 50 uL'si) ve PBS içinde %1 SDS çözeltisi ( ile elüsyondan sonra 595 nm'de absorbansi okuyarak belirlenmistir. Ölçüleri OD 450-655 Okumalari, her bir gözün OD595 okumasi araciligiyla bölünerek hücre sayisina yönelik düzeltilmistir. lCAM-1 ekspresyonunun inhibisyonu, her bir test bilesigi konsantrasyonunda, araç kontrolü araciligiyla karsilastirilarak hesaplanmistir. %50 inhibitör konsantrasyonu (IC50), sonuçtaki konsantrasyon-tepki egrisinden belirlenmistir. Hücre Mitoz Analizi Saglikli deneklerden alinan periferik kan mononükleositleri (PBMC'Ier), bir yogunluk gradyani (Histopaque®-1077, Sigma-Aldrich, Poole, BK) kullanilarak, tüm kandan (Quintiles, Londra, BK) ayrilmistir. PBMC`Ier (numune basina 3 milyon hücre), daha sonra, 48 saat boyunca %2 PHA (Sigma-Aldrich, Poole, BK) ile islem görmüs, ardindan, test bilesimlerinin degisen konsantrasyonlarina 20 saat birakilmistir. Toplamadan 2 saat önce, PBMC'ler metafazdaki hücreleri tutuklamak üzere demekolsin (0.1 pg/mL; Life Technologies, Paisley, BK,) tarafindan tedavi edilmistir. Mitotik hücreleri gözlemlemek üzere, PBMC'Ier, Intraprep (50 uL; Beckman Coulter, Fransa) eklenerek ve daha önce tarif edildigi gibi, anti-fosfo-histon 3 (0.26 ng/L; # 9701; Hücre Sinyalizasyonu) ve propidyum iyodür (1 mg/mL; Sigma-Aldrich) ile lekelenerek geçirgen hale getirilmistir ve yerlestirilmistir (Muehlbauer P.A. et al., ATTUNE akis sitometresi (Life Technologies) kullanilarak gözlenmistir. Aracin (% islem görmesine göre her bir tedaviye yönelik mitoz inhibisyon yüzdesi hesaplanmistir. Test Bilesiklerinin Hücre Canliligi Üzerine Etkisi: MTT Analizi Farklilastirilmis U937 hücreleri, iki protokol altinda her test bilesigi (asagida belirtilen birincisi, %5 FCS RPMI164O ortami içinde 4 saat boyunca ve ikincisi, %10 FCS RPMl1640 ortami içinde 24 saat boyunca. Süpernatan, yeni ortam ( ile degistirilmistir ve her bir göze MTT stok çözeltisi (10 uL, 5 mg/mL) eklenmistir. 1 saatlik inkübasyondan sonra ortam ayrilmistir, her göze DMSO ( eklenmistir ve plakalar 550 nm'de absorbans okumadan önce 1 saat hafifçe çalkalanmistir. Hücre canliliginin yüzdesi kaybi, araç (%05 DMSO) tedavisine göre her bir göz için hesaplanmistir. Sonuç olarak, araca göre ilaç tedavisinin hücre canliligindaki belirgin bir artisi, negatif bir yüzde olarak tablo haline getirilir. COPD hastalarindan LPS ile tedavi edilen tükürük makrofajlarinda sitokin üretimi COPD'a sahip olan hastalar 5 dakika boyunca tidal solunum yapan bir ultrasonik nebulizatör (Devilbiss, Carthage, MO) kullanarak %3'Iük (w/v) hipertonik salin çözeltisini nebülize etmislerdir. Bu prosedür, yeterli tükürük elde edilene kadar, maksimum üç kez tekrarlanmistir. Tükürük örnekleri homojenlestirilmistir ve %002 v/v ditiyotretol (DTT) çözeltisi içinde bir vorteks karistirici kullanilarak aktif bir sekilde karistirilmistir. Numuneler, PES (40 mL) içinde yeniden süspanse edilmistir, ardindan tükürük hücre pelletleri elde etmek üzeere 10 dakika boyunca 4°C'de 1500 rpm'de santrifüjlenmistir. Pelletler, PBS (40 mL) ile yikanmistir. Tükürük hücreleri, daha sonra 4 mL makrofaj serumsuz ortamda (makrofaj-SFM, 20 U/mL penisilin, 0.02 mg/mL streptomisin ve 5 ug/mL amfoterisin B içeren Life technologies) yeniden süspanse edilmistir ve yüksek bagli 96-gözlü plaka üzerinde tohumlanmistir, daha sonra, makrofajlarin plakanin tabanina tutturulmasini saglamak üzere 1 saat boyunca 37°C'de ve %5'Iik COg'de inkübe edilmistir. Plakadaki hücreler, nötrofilleri ve diger kontamine hücreleri uzaklastirmak üzere taze makrofaj-SFM ( ile yikanmistir. Plaka üzerindeki yapisik hücreler (esas olarak tükürük makrofajlari) baska analizlere yönelik kullanilmistir. Tükürük indüksiyonlari, Guys Hastanesinde Quintiles Ilaç Arastirma Birimi'nde yapilmistir ve etik onayi ve yazili bilgilendirilmis onam Quintiles tarafindan alinmistir. Uygun oldugu durumda, her bir göze (ortam Içinde , belirtilen uL DMSO veya test bilesigi veya referans maddeyi içeren bir çözeltinin 1 uL 'si ilave edilmistir ve hücreler 2 saat süreyle inkübe edilmistir. Hücreler, LPS çözeltisi (50 uL, nihai konsantrasyon: 1 ug/mL) ile uyarilmistir ve 18 saat boyunca 37°C'de ve %5`Iik COz'de inkübe edilmistir. Daha sonra, süpernatan toplanmistir ve -80 ° C'de saklanmistir. Seçilen analitleri ölçmek üzere uygun lümineks kitleri kullanilmistir. Süpernatan çözüldükten sonra, manyetik antikor boncuklari çogaltilmistir ve gece boyunca 4°C'de çalkalanarak standart, arka plan çözeltisi veya uygun hacimdeki numune ile 96 gözlü bir plakada inkübe edilmistir. Bir manyetik plaka yikayici kullanilarak göz basina kit tarafindan saglanan 200 uL yikama tamponu ile iki kez yikandiktan sonra, boncuklar, çalkalama ile kit tarafindan saglanan biyotin konjuge edilmis antikor çözeltisi ile oda sicakliginda 1 saat boyunca inkübe edilmistir. Oda sicakliginda çalkalanarak 30 dakika boyunca streptavidin çözeltisi ilave edilmistir. göz yeniden süspanse edilmistir ve hemen analiz edilmistir. Süpernatandaki her analitin Seviyesi, her standart egri kullanilarak 4 veya 5 parametreli bir denklem ile Xcel Fit yazilimi kullanilarak hesaplanmistir. Her bir sitokin üretiminin inhibisyonu, her bir konsantrasyonda, araç kontrolü ile karsilastirilarak hesaplanmistir. Rinovirgs-incgi'klenmis Il=-8 Salinimi Insan rinovirüsü RV16, Amerikan Tip Kültür Koleksiyonundan (Manassas, VA) elde edilir. Viral stoklar, hücrelerin %80'i sitopatik olana kadar MRCS hücrelerinin HRV ile enfekte edilmesi araciligiyla üretilir. BEAS2B hücreleri, 12'lik bir MOI'de HRV ile enfekte edilir ve absorpsiyonu desteklemeye yönelik hafifçe çalkalanarak 33°C'de 1 saat boyunca inkübe edilir. Hücreler daha sonra PBS ile yikanir, taze ortam eklenir ve hücreler ayrica 72 saat boyunca inkübe edilir. Süpernatan, bir Duoset ELISA gelistirme kiti (R & D systems, Minneapolis, MN) kullanilarak IL-8 konsantrasyonlarinin analizine yönelik toplanir. Bilesikler, HRV enfeksiyonundan 2 saat önce ve enfekte olmayan HRV yikandiginda, enfeksiyondan 1 saat sonra eklenir. Hücresel Analizler (Örneklerde kullanilmamistir) Mevcut bulusa ait bilesigi degerlendirmek üzere asagidaki hücresel deneyler kullanilabilir: Rinovirüs- indüklenmis IL-8 Salinimi (varyasyonu yukaridaki yöntemde) ve ICAM- 1 Eksgreszonu Insan rinovirüsü RV16, Amerikan Tip Kültür Koleksiyonundan (Manassas, VA) elde edilir. Viral stoklar, hücrelerin% 80'i sitopatik olana kadar, Hela hücrelerinin HRV ile enfekte edilmesi araciligiyla üretilir. BEASZB hücreleri, 5'lik bir MOI'de HRV ile enfekte edilir ve absorpsiyonu saglamaya yönelik hafifçe çalkalanarak 33°C'de 1 ila 2 saat boyunca inkübe edilir. Hücreler daha sonra PBS ile yikanir, taze ortam eklenir ve hücreler ayrica 72 saat boyunca inkübe edilir. Süpernatan, bir Duoset ELISA gelistirme kiti (R & D systems, Minneapolis, MN) kullanilarak IL-8 konsantrasyonlarinin analizine yönelik toplanir. Hücre yüzeyi lCAM-1 ekspresyon seviyesi, hücre-bazli ELISA ile belirlenir. Enfeksiyondan 72 saat sonra, hücreler, PBS içinde %4 formaldehit ile yerlestirilmistir. söndürdükten sonra gözler yikama tamponu ile yikanir (PBS içinde %005 Tween: PBS-Tween). PBS-Tween içinde %5'Iik süt ile gözler 1 saat boyunca bloke edildikten sonra, hücreler, gece boyunca %5'lik BSA PBS-Tween (1: 500) içinde anti-insan lCAM- 1 antikoru ile inkübe edilir. Gözler PBS-Tween ile yikanir ve sekonder antikor (HRP- konjuge edilmis anti-tavsan IgG, Dako Ltd.) ile inkübe edilir. ICAM-1 sinyali, bir spektrofotometre kullanilarak 655 nm referans dalgaboyu ile 450 nm'de substrat ve okumanin eklenmesi araciligiyla tespit edilir. Gözler, daha sonra PBS-Tween ile yikanir ve her gözdeki toplam hücre sayisi, Kristal Viyole boyamadan sonra 595 nm'de absorbans okunmasi araciligiyla ve %1'Iik SDS çözeltisi araciligiyla elüsyonla belirlenmistir. Ölçülen OD450.655 Okumalari, her bir gözde OD595 okumasinin ile bölünmesi araciligiyla hücre sayisina yönelik düzeltilir. Bilesikler, HRV enfeksiyonundan 2 saat önce ve enfekte edilmemis HRV'nin yikanmasi durumunda, enfeksiyondan 1 ila 2 saat sonra eklenir. Saglikli deneklerden alinan periferal kan mononükleer hücreleri (PBMC'Ier), yogunluk gradyani (Lymphoprep, Axis-Shield Healthcare) kullanilarak, tüm kandan ayrilir. PBMC'Ier 96 gözlü plakalarda tohumlanir ve normal doku kültürü kosullari altinda, (37°C, %5 C02) 24 saat boyunca, 1 ng/mL LPS (Sigma Aldrich'den Escherichia Coli 0111: B4) eklenmeden önce, 2 saat boyunca istenen konsantrasyonda bilesikler ile islem görür. Süpernatan, sandviç ELISA (Duo-set, R&D systems) tarafindan TNFd konsantrasyonlarinin belirlenmesi ve floresan mikroplaka okuyucusu (Varioskan® Flash, ThermoFisher Scientific) üzerinde okunmasina yönelik toplanir. lL-8 ve TNFoi üretiminin %50 inhibisyonundaki (IC50) konsantrasyon, doz tepki egrisinden hesaplanir. CD3/CD28 uyari/mis P_BMC hücrelerinde IL-2 ve IFN gammlinimi Saglikli deneklerden alinan PBMC'Ier yogunluk gradyani (Lymphoprep, Axis-Shield Healthcare) kullanilarak, tüm kandan ayrilir. Hücreler, bir CD3/CD28 monoklonal antikorlari (sirasiyla, 0.3 ug/mL eBioscience ve 3 pg/mL BD Pharmingen) karisimi ile ön-kaplanmis 96 gözlü bir plakaya eklenir. Ardindan, istenen konsantrasyondaki bilesik, gözlere eklenir ve plaka normal doku kültürü kosullari altinda 3 gün boyunca birakilir. Süpernatanlar toplanir ve Sandwich ELISA (Duo-set, R&D System) tarafindan belirlenen IL-2 ve IFN gama salinimidir. ICso, doz tepki egrisinden belirlenir. HT29 hücrelerinde IL-1ß-indüklenmis IL-8 salinimi HT29 hücreleri, bir insan kolon adenokarsinom hücre hatti, bir 96 gözlü plaka (24 saat) içinde kaplanir ve 24 saat boyunca 5 ng/mL'Iik IL-1ß (Abcam) eklenmesinden önce 2 saat boyunca istenen konsantrasyondaki bilesiklerle önceden isleme tabi tutulur. Süpernatanlar, Sandwich ELISA (Duo-set, R&D System) tarafindan lL-8 miktarinin ölçümüne yönelik toplanir. leo, doz tepki egrisinden belirlenir. T hücresi proliferasyonu Saglikli deneklerden alinan PBMC'Ier yogunluk gradyani kullanilarak tüm kandan ayrilir. (Lymphoprep, Axis-Shield Healthcare). Lenfosit fraksiyonu, üreticinin talimatlarina göre ilk önce negatif manyetik hücre siniflandirmasiyla CD4+ T hücreleri, mikroboncuklarin kullanilmasi yoluyla CD45RA+ hücrelerinde pozitif manyetik hücre siniflandirmasi kullanilarak üreticinin talimatlarina göre ayrilir (130-045- 901). Hücreler 96 gözlü düz tabanli plaka üzerinde 100 pL RPMI/%1OFBS içinde göz basina 2x105 hücrede kaplanir (Coming Costar). 25 pL test bilesigi, normal ortamda uygun konsantrasyona (8x nihai konsantrasyon) seyreltilir ve 0.03 ng/mL-250 ng/mL'Iik bir doz tepki araligi elde etmek üzere plaka üzerinde çiftlenmis gözlere eklenir. DMSO. negatif bir kontrol olarak eklenir. Plakalarin 1 ug/mL anti-CD3 ile uyarilmadan önce 2 saat boyunca önceden inkübe edilmesine izin verilir (OKT3; eBioscience). 72 saat sonra, her gözdeki ortam 10 uM BrdU içeren . 16 saat sonra, süpernatan ayrilir, plaka kurutulur ve hücreler 20 dakika boyunca her bir göze 100 uL sabit/denatüre çözelti eklenerek üreticinin talimatlarina göre yerlestirilir (Roche). Plakalar, anti-BrdU saptama antikorunun eklenmesinden önce bir kez PBS ile yikanir ve oda sicakliginda 90 dakika inkübe edilir. Plakalar daha sonra 3x yikama tamponu ile nazikçe yikanir ve 100 uL substrat çözeltisi ilave edilerek gelistirilir. absorbansa yönelik okunur (Varioskan® Flash, ThermoFisher Scientific). ICso doz tepki egrisinden belirlenir. Intestinal mukoza biyopsileri, IBD hastalarinin kolonunun iltihapli bölgelerinden elde edilir. Biyopsi materyali küçük parçalara (2-3 mm) kesilir ve serum barindirmayan ortamda %5 C02/%95 02 atmosferinde 37°C`de bir organ kültür odasinda çelik izgaralara yerlestirilir. Istenen konsantrasyonda DMSO kontrolü veya test bilesikleri dokuya eklenir ve organ kültür odasinda 24 saat inkübe edilir. Süpematan, R&D ELISA ile IL-6, IL-8, IL-1ß ve TNFoi seviyelerinin belirlenmesine yönelik hasat edilir. DMSO kontrolüne (%100) yönelik belirlenen sitokin salinimina göre test bilesikleri tarafindan sitokin saliniminin yüzde inhibisyonu hesaplanir. CD3/CD28'de lL-2 ve IFNy salinimi ile IBD hastalarindan LPMC hücrelerinin uyarimi Lamina propria mononükleer hücreler (LPMC'Ier), cerrahi örneklerin normal mukozasindan izole edilir ve saflastirilir veya asagidaki gibi cerrahi mukozasindan gelen inflamasyonlu IBD mukozasindan izole edilir ve saflastirilir: Mukoza cerrahi örneklerin daha derin katmanlarindan bir nesterle 3-4. mm boyut ile çikarilir. Epitel, her bir yikamadan sonra süpernatani ayirarak, manyetik bir karistirici kullanilarak çalkalama ile HBSS'de (Sigma-Aldrich) 1 mM EDTA (Sigma-Aldrich, Poole, BK) ile üç kez doku parçalarinin yikanmasi araciligiyla çikarilir. Numune daha sonra 37°C'de karistirilarak 1 saat boyunca tip 1A kollajenaz (1 mg/mL; Sigma-Aldrich) ile islem görür. Elde edilen hücre süspansiyonu daha sonra bir 100 um hücre süzgeci kullanilarak süzülür, iki kez yikanir, %10 cenin dana serumu, 100 U/mL penisilin ve 100 ug/mL streptomisin içeren RPMI-164O ortami (Sigma-Aldrich) içinde yeniden süspanse edilir ve hücre kültürüne yönelik kullanilir. Yeni izole edilmis LPMC'Ier (2x105 hücre/göz), DMSO kontrolü veya uygun konsantrasyonlardaki bilesik varliginda, 48 saat boyunca 1 ug/mL o-CD3/o-CD28 ile uyarilir. 48 saat sonra, süpernatan çikarilir ve R&D ELISA ile TNFoi ve IFNy'nin varligina yönelik analiz edilir. Test bilesikleri tarafindan sitokin salinmasinin yüzde inhibisyonu, DMSO kontrolüne (%100) yönelik belirlenen sitokin salinimina göre hesaplanir. inhibisyonu iltihapli lBD mukozasindan alinan miyofibroblastlar asagidaki gibi izole edilir: Mukoza parçalara ayrilir ve atilir ve %20 FBS, %1 esansiyel olmayan amino asitlerle (Invitrogen, Paisley, BK) takviye edilmis Dulbecco modifiye Eagle ortamindaki (DMEM, Sigma-Aldrich) nemlendirilmis bir 002 inkübatöründe 1 mm boyutlu mukoza numuneleri amfoterisin (Sigma-Aldrich) içinde kültürlenir. Olusturulan myofibroblast kolonileri 25- cm2 kültür kaplarina tohumlanir ve stimülasyon deneylerinde kullanilmaya yönelik yeterli bir miktar saglamak üzere en az geçis 4 seviyesindeki %20'Iik FBS ve antibiyotikler ile takviye edilmis DMEM içinde kültürlenir. Miyofibroblastlarin subkonfluent monomoleküler katmanlari, daha sonra, 3x105 hücrede 12 gözlü plakalarda, göz basina, 24 saat boyunca kültür tohumlanmadan önce DMSO kontrolünün veya uygun bilesigin konsantrasyonlarinin varliginda, 24 saat boyunca 37°C'de, o/05'Iik C02, serumsuz ortamda mahrum birakilirak ekilir. 24 saat sonra, süpernatan kaldirilir ve R&D ELISA ile lL-8 ve lL-ß'nin varligina yönelik analiz edilir. Test bilesikleri tarafindan sitokin salinmasinin yüzde inhibisyonu, DMSO kontrolüne (%100) yönelik belirlenen sitokin salimina göre hesaplanir. Insan nötrofil degranülasyonu Nötrofiller insan periferik kanindan asagidaki gibi izole edilir: Kan, damar kesme araciligiyla toplanir ve 1:1 EDTA: steril fosfat tamponlu salin (PBS, Ca+/Mg+ yok) ilavesiyle anti-koagüle edilir. Dekstran (%3 w/v) eklenir (1 kisim dekstran solüsyon 4 kisim kan) ve kan oda sicakliginda yaklasik 20 dakika bekletilir. Süpernatan, yogunluk gradyani (Lymphoprep, Axis-Shield Healthcare) üzerinde dikkatlice katmanlanir ve santrifüj edilir (15 dakika, 2000 rpm, frensiz). Süpernatan aspire edilir ve hücre pelleti 60 saniyeden kisa bir süre boyunca steril salin (%02) içinde yeniden süspansiyon haline getirilir (kirletici kirmizi kan hücrelerini parçalamak üzere). Daha sonra 10 misli hacimde PBS eklenir ve hücreler santrifüj edilir (5 dakika, 1200 rpm). Hücreler, 5X1O6 hücre/mL elde etmek üzere HBSS+ (Hank'in dengelenmis tuz çözeltisi (fenol kirmizisi olmadan) sitokalazin B (5 pg/mL) ve 1 mM CaCI2 içerir) içinde yeniden süspansiyon haline getirilir. V-tabani 96 gözlü bir plakanin her bir gözüne 5x104 hücre eklenir ve uygun test bilesigine ait konsantrasyon (0.3-1000 ng/mL) veya araçla (DMSO,%O.5 nihai konsantrasyon) inkübe edilir (30 dakika, 37°C). Degranülasyon, bir baska inkübasyondan (30 dakika, 37 ° C) hücrelerin santrifüj (5 dakika, 1500 rpm) ile çikarilmasindan ve süpernatanlarin, düz dipli 96 gözlü bir plakaya aktarilmasindan sonra fMLP (nihai konsantrasyon 1 uM) eklenmesi araciligiyla uyarilir. Esit hacimde bir tetrametilbenzidin (TMB) eklenir ve 10 dakika sonra reaksiyon, esit hacimde sülfürik asit (0.5 M) ve 450 nm'de okunan absorbans (655 nm'de arka planda çikarilmis) Ilave edilerek sonlandirilir. %50 inhibitör konsantrasyon (ICso), elde edilen konsantrasyon- tepki egrisinden belirlenir. Hücre sitotoksisitesi analizi serumu ile takviye edilmis RPMI) 96 gözlü bir plakanin uygun sayida gözüne ilave edilir. Gözlerle 5 uL DMSO kontrolü (nihai konsantrasyon %0.5 v/v) veya test bilesigi (5 veya 1 ug/mL nihai konsantrasyon) eklenir ve 37°C, %5'Iik COz'de inkübe edilir. 24 saat sonra, plaka 3 dakika boyunca 1300 rpm'de santrifüje tabi tutulur ve Süpernatan atilir. Hücreler daha sonra PBS içinde 7.5 ug/mL propidyum iyodür (PI) içinde yeniden süspanse edilir. 15 dakika sonra, hücreler akis sitometrisi (BD accuri) ile analiz edilir. hücrelerin %'si olarak hesaplanir. kullanilmistir) Asagidaki in vivo taramalari, mevcut bulusa ait bilesigi degerlendirmek üzere kullanilmistir ve sonuçlar asagida verilmistir. Farelerde LPS-indüklenmis nötrofil birikimi Baglanmamis BaIb/c fareleri, bir LPS tehdidinin uygulanmasiyla inflamatuvar tepkinin uyarilmasindan önce belirtilen araçta veya belirtilen zamanlarda (2-8 saat içinde) test maddesi ile intra trakeal yolla dozlanmistir. T=O'da, fareler bir ekspozür odasina yerlestirilmis ve LPS'ye (30 dakika boyunca PBS içinde maruz birakilmistir. 8 saat sonra, hayvanlar anestezi altina alinmis, trakealari kanüle edilmis ve BALF infüzyonla ekstrakte edilmis ve sonrasinda akcigerinden trakeal kateter yoluyla 1.0mL PBS çekilmistir. BALF örneklerinde toplam ve diferansiyel beyaz hücre sayisi, bir Neubaur hemasitometresi kullanilarak ölçülmüstür. BALF numunelerinin Sitospin yaymalari, oda sicakliginda 5 dakika boyunca 200 rpm'de santrifüj yoluyla hazirlanmis ve bir Difouik leke sistemi (Dade Behring) kullanilarak boyanmistir. Hücreler yaga daldirma mikroskobu kullanilarak sayilmistir. BAL'de nötrofil sayilarina yönelik veriler ortalama ± S.E.M. (ortalama standart hata) olarak gösterilmistir. Nötrofil birikmesinin inhibisyon yüzdesi, araç tedavisine göre her bir tedaviye yönelik hesaplanmistir. Sigara Dumani Modeli A/J fareleri (5 haftalik,erkek), küçük hayvanlar için bir Tütün Dumani Soluma Deneyi Sistemi kullanilarak 11 gün boyunca 30 dakika/gün süreyle sigara dumanina (%4 sigara dumani, hava ile seyreltilmis) maruz birakilmistir (Model SIS-CS; Sibata Scientific Technology, Tokyo, Japonya). Test maddeleri, son sigara dumanina maruz kaldiktan sonra 3 gün boyunca günde bir kez intra-nazal olarak (% 10 DMSO / PBS içinde 35 uL çözelti) uygulanmistir. Son dozlamadan 12 saat sonra, her bir hayvana anestezi uygulanmistir, trakea kanüllü hale getirilmistir ve bronkoalveolar Iavaj sivisi (BALF) toplanmistir. Alveolar makrofajlarin ve nötrofillerin sayisi, anti-fare MOMA2 antikoru (makrofaj) veya anti-fare 7/4 antikoru (nötrofil) kullanilarak FACS analizi (EPICS® ALTRA Il, Beckman Coulter, Inc., Fullerton, CA, ABD) tarafindan belirlenmistir. BALF santrifüjlenmis ve süpernatan toplanmistir. BALF içindeki keratinosit kemoatraktan (KC; CXCL1) seviyesi, bir Quantikine® fare KC ELISA kiti (R & D systems, Inc., Minneapolis, MN, ABD) kullanilarak ölçülmüstür. kullanilmamaktadir) Asagidaki in vivo taramalar mevcut bulusa ait bilesigi degerlendirmek üzere kullanilabilir: iareleriMSS-imýklenmis kolit Baglanmamis, 10-12 haftalik erkek BDF1 fareleri, günde iki kez araç oral gavaj yoluyla, referans madde (5-ASA) veya bir gün önceki test bilesiginin (Gün-1) iltihabik tepkinin DSS ile muamele edilmesi yoluyla dozlanir. Çalisma günü O'da aracin BID dozlamasi (5 mL/kg), referans (100 mg / kg) veya test bilesiginde (5 mg / kg) 7 günün ardindan DSS (%5 w/v) içme suyuna uygulanir. DSS'II içme suyu her 3 günde bir yenilenir. Çalisma süresince hayvanlar her gün tartilir ve diski tutarliligi temel alinarak gözlemler yapilir ve skor olarak kaydedilir. +6 Günden sonraki sakrifiye etme sirasinda kalin bagirsak çikarilir, uzunluk ve agirlik kaydedilir. Kolon bölümlerii nötrofil infiltrasyonunu belirlemek ve MP0 analizi veya hastaligin siddetini belirlemek amaciyla histopatoloji skorlamasina yönelik alinir. Farelerde TNBS-indüklenmis kolit Baglanmamis, 10-12 haftalik, erkek BDF1 fareleri, günde iki kez araç oral gavaj (5 mL/kg) yoluyla, referans maddesi (Budesonid 2.5 mg/kg) veya 2,4.6- trinitrobenzensülfonik asit (TNBS) (%50 etanol / %50 salin içinde 15 mg/mL) ile islem görerek inflamatuvar tepkinin uyarilmasindan bir gün önceki (Gün -1) test bilesigi (1, 5 veya 50 mg/kg) ile dozlanir. Çalisma günü O'da, TNBS (, bir plastik kateter intra-kolonik olarak uygulanir, ardindan aracin BID dozlamasi, referans veya test bilesigi 2 veya 4 gün boyunca uygulanir. Çalisma süresince hayvanlar her gün tartilir ve diski tutarliligi temel alinarak, diski gözlemleri yapilir ve skor olarak kaydedilir. Gün 2'de (veya Gün 4) sakrifiye edilme zamaninda kalin bagirsak çikarilir ve uzunluk ve agirlik kaydedilir. Nötrofil infiltrasyonunu belirlemek üzere MPO analizi veya hastaligin siddetini belirlemek amaciyla skorlamayi içeren histopatoloji için kolon bölümleri alinir. Farelerde adogtif transfer Çalisma günü O'da, disi Balb/C fareleri sonlandirilir ve CD45RBhigh hücre izolasyonuna yönelik (SCID IBD hücre Ayirma protokolü kullanilarak) dalaklar elde edilir. Daha sonra yaklasik enjekte edilir. Çalisma günü 14'te, fareler tartilir, vücut agirligina göre tedavi gruplarina ayrilir ve randomize edilir. Gün 21'de, BlD olarak yönetilmis bilesikler, asagida belirtilen doz olan 5 mL/kg'lik bir doz hacmi seviyesinde yer alan bir fistik yagi aracinda oral gavaj yoluyla uygulanir. Tedavi, çalisma günü 42'ye kadar devam eder, bu noktada hayvanlar, sabah uygulamasindan 4 saat sonra nekropsi edilir. Kolon uzunlugu ve agirligi kaydedilir ve böylece kolon ödeminin bir ölçümü olarak çalismada sekonder bir son nokta olarak kullanilir. Kolon daha sonra alti kesitle ayrilir, bunlardan dördü histopatoloji skorlamasi (birincil son nokta) için kullanilir ve iki tanesi sitokin analizi için homojen hale getirilir. Gösterilen veriler naif hayvanlar ve araç hayvanlari arasindaki indüksiyon penceresinin % inhibisyonudur, burada daha yüksek inhibisyon, hastalikli olmayan, naif, fenotipe daha yakindir. Bulusa ait bilesige yönelik in vitro tarama sonuçlari (serbest baz formu) asagidaki Tablo 2, Tablo 3, Tablo 4 ve Tablo 5'te ve Sekil 9'de verilmistir. Karsilastirma, yapisal olarak ilgili bir Referans Bilesik N-(4-(4-(3-(3-terf-BütiI-1-p-toIiI-1H-pirazoI-5-il)üreido) daha önce anti-viral etkileri olan kuvvetli bir anti-inflamatuvar ajan olarak ve ayrica iyi bilinen bir anti-inflamatuvar ajan olan flutikazon propionat ile açiklanmistir. Tablo 2: p38 MAPKd ve y, HCK, c-Src, Syk ve GSK30i Test Bilesiklerinin Enzim Profili Enzim Inhibisyonu IC50 Degerleri (nM) Test Bilesigi p38 MAPKoi p38 MAPKV HCK c-Src Syk GSK3oi Table 3: Test Bilesiklerine yönelik LPS ile Indüklenmis TNFO ve lL-8 Salinimi ve PoIiIC ile Indüklenmis lCAM-Ekspresyonunun Inhibisyonu LPS ile Indüklenmis Salinimi (nM) PolilCl ICAM1 (nM) lL-8 TNFoi Test Bilesigi IC50 (dU Referans Bilesigi 1.2 0.7 3.8 Bulusa ait bilesik 11.4 5.5 61.1 Table 4: Test Bilesiklerinin Hücre Canliligi Üzerine Etkisi MTT Analizi1 Mitoz Analizi2 D-U937 Hücrelerinde belirtilen zaman Mitoz inhibisyonu Test Bilesigi 4 saat 24 saat 5 uglmL'de Referans - + 93 ± 5 Bilesigi Bulusa ait bilesik 1.Hücre canliligi ekrani: -ve ve +ve degerleri, sirasiyla, asagida belirtilen zaman noktasinda, 10 pg/mL'de %30 inhibisyon olarak tanimlanan anlamli etki esigi yoktur. 2. Ortalama ± SEM Table 5: COPD hastalarindan LPS ile tedavi edilmis tükürük makrofajlarinda Test Bilesiklerinin sitokin üretimi üzerindeki etkisi 0.1 pglmL"de Yüzde inhibisyon Test Bilesigi Flutikazon propionat 29 ± 21 0.1 pglmL'de Yüzde Inhibisyon Test Bilesigi Bulusa ait bilesik 48 ± 9 In vitro ve in vivo Tarama Sonuçlarinin Kisa Açiklamasi Bulusa ait bilesik, iyi anti-inflamatuvar aktivite ile tutarli olarak in vitro ve in vivo analizlerde bir profil gösterir. Syk ve GSK30i kinazlarinda, çok zayif bir aktiviteye sahiptir (Tablolar 2 ve 3). Bulusa ait bilesik, hücre canliligi üzerindeki etkisini ölçen analiz sistemlerinde, Referans Bilesik üzerinde üstün bir terapötik indekse sahip olma olasiligini gösterecek sekilde belirgin ölçüde daha az aktivite gösterir (Tablo 4). Bulusa ait bilesik, kullanilan analiz sisteminde flutikazon propionat ile karsilastirildiginda, üstün anti-inflamatuvar aktivite göstermistir (Tablo 5). Bulusa ait bilesik, HRV-indüklenmis lL-8'in doza-bagimli inhibisyonunu gösterir (Sekil Özet olarak, bu sonuçlar, bulusa ait bilesigin, yukarida açiklanan Referans Bilesigine benzer anti-inflamatuvar özelliklere sahip oldugunu ve avantajli olarak, üstün bir terapötik indeks ile iliskili oldugunu gösterir. TR TR TR TR TR TR TR TR TR TR TR TR